Savas Gemisi
Bir savas gemisi karanlik ve sisli bir gecede yol aliyormus. Derken kaptan köskündeki komutan tam karsida ve uzakta üzerlerine dogru gelen bir isik farketmis. Hemen karsi tarafa sinyal göndererek su mesaji geçmis: -"Derhal rotanizi 30 derece doguya çeviriniz" Karsidan aninda cevap gelmis:
-"Sen rotani 30 derece batiya çevir!" Komutan sasirmis, biraz da sinirlenmis, mesaji tekrarlamis:
-"Rotani derhal 30 derece doguya çevir, emrediyorum!" Karsidan cevap:
-"Asil sen rotani 30 derece batiya çevireceksin!"
Komutan öfkeden küplere binmis, bir mesaj daha yollamis.
-"Ben 30 yillik kaptanim, sana son kez emrediyorum, rotani 30 derece batiya çevir!"
-"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotani 30 derece doguya çevir."
Komutan, o kadar sinirlenmis ki, hemen mürettebata bütün toplari atese hazir hale getirmelerini emretmis ve son kez bir mesaj göndermis: -"Burasi bir savas gemisi, derhal rotani 30 derece batiya çevirmezsen atese baslayacagiz."
-"Burasi da bir deniz feneri.. Sen rotani bir an önce 30 derece doguya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksin"
bir az gülek
Printable View
-
06-11-2007, 02:47 AMfollow_me
-
06-11-2007, 02:49 AMfollow_me
Imamlarin maçi
Trabzonlu imamlar kendi aralarinda maç yaparlarmis ama ne hikmetse hep merkez imamlarinin takimi maçi kaybedermis. Bir gün merkezin hocalardan biri demis ki: -Böyle olmayacak. En iyisi biz Trabzonspor'lu Hami'ye rica edelim gelsin takimda oynasin.Soran olursa merkez camii imami Hami Hoca deriz demis. Hami'den rica etmisler. Hami de kabul etmis. Maç oynanmis ama merkezin imamlari yine maglup olmuslar. Maç dönüsü merkez imamlarinin arkadaslarindan biri sormus:
-Hoca bu hafta kazandik degil mi?
-Malesef 2-1 yenildik
-Yapma ya nasil olur Hami oynamadi mi?
-Oynadi ve bizim golümüzü de o atti
-Peki onlarin gollerini kim atti?
-Roberto Carlos Hocayla, Ronaldo Hoca:loll: :loll: :loll: -
06-11-2007, 02:51 AMfollow_me
Hepsi eriyor
Deli , kahveye girdiginde soluk solugadir. Bos bir masaya oturup ocaga seslenir;
- Bana bir çay !
Çay gelir, sekerleri atip karistirir. Garsonadan yine seker ister. Onlari da atip karistirir, yeniden ister. Garson;
- Sekiz seker koydunuz çaya, der saskin saskin,
- Koydum ama , iste görüyürsun, hepsi eriyor -
06-11-2007, 02:54 AMfollow_me
Posta
Bir fakir paraya çok sikismis. Her türlü çareye basvurmus, yardim eden olmamis.
Son çare olarak, 'Allah, sikisan kuluna yardim eder' inancindan hareketle, Allah'a mektup yazmaya karar vermis. 'Cenab-i Allah Yüksek Katina' diye baslamis ve 'Allah'im ne olur bana bir yüz milyon lira gönder' diye bitirmis. Zarfin üzerine de 'Esirgeyip bagislayan Yüce Allah' diye yazip postaya vermis.
Postacilar mektuplari ayirirken, gitmesi mümkün olmayan adresi görünce açmislar. Mektup sahibine acimislar ve aralarinda para toplayip yardim etmeye karar vermisler. Ama, ancak 80 milyon lira toplayabilip, göndermisler. Parayi alan Kirsehirli, hemen Allah'a bir mektup daha yazmis.
Postacilar, 'Allah' adresli ikinci mektubu açmislar. söyle yaziyormus:
'Allah'im gönderdigin parayi aldim, tesekkür ederim. Ama, bundan sonra para gönderirken, Meleklerinle gönder, hirsiz postacilar gönderdiginiz paranin 20 milyon lirasini çalmislar. -
06-11-2007, 03:03 AMfollow_me
Sirk
Ruslar,konya'da gösteri yapmak için bir sirk getirmis.
Sirk gösterilerinin baslamasina kisa bir zaman kala maymun ölmüs. Yenisini getirmeleri mümkün olmadigindan, çare aramaya baslamislar. Sonunda bir Konya'lıya maymun kiyafeti giydirmeye karar vermisler ve hiç konusmamasi için siki siki uyarmislar.
Konyalı, kafesine geçip, hoplayip ziplamaya, çocuklarin attiklari fistiklari yemeye baslamis. Kendisini o kadar kaptirmis ki, ziplarken, birden yandaki aslan kafesine düsmüs. Can havliyle 'imdaaat' diye bagirmaya baslamis. Aslan, Konyalı maymunun kulagina egilip 'Çaktirma lan, sus. Ben de Konyalıyım' demis
-
06-11-2007, 03:05 AMfollow_me
Nasreddin Hoca, bir gün esegiyle odun getirir. Hava da cok sicak oldugundan hem kendisi hem esegi kan ter içinde kalirlar. Hoca odunlari indirir, yerlestirir. Karisina:
- Hatun, esek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.
Karisida o gün yorgun oldugundan:
- Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der.
Hoca sicaktan iyice bunalmis vaziyette kendini minderin üzerine atar.
- Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.
Esegin yemini sen vereceksin ben verecegim derken is kizisir. Epeyce tartisirlar. En sonunda Hoca:
- Pekala! Öyleyse aramizda bahse tutusalim. Kim önce konusursa esege o yem versin. Anlastik mi? der.
Karisi teklifi kabul eder. Ikisi de birer köseye çekilirler. Az sonra kadin, el isini alarak komsuya gider. Hoca birsey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hirsiz girer. Hoca'yi görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmedigini anlayinca kaçmaktan vazgeçer. Ortalikta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nin gözleri önünde çuvali yüklenerek evden çikar. Karisi epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Esyalarin yerinde yeller esmektedir. Telasla:
- Bu ne hal? Efendi! diye çiglik atar.
Hoca yattigi yerden dogrularak:
- Haydi bakalim Hatun, bahsi kaybettin. Esegin yemini sen vereceksin! der.
-
06-11-2007, 03:06 AMfollow_me
Cennet-Cehennem Ligi
Bir devrin tüm en klas futbolculari cennette toplanmislar. Cennetin bas melegide futbola çok merakliymis. Seytani çagirtmis ve :
-Cennetle cehennem arasinda bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Bosuna oynamayalim, biz kazaniriz, demis seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde. Seytan seytanca gülümsemis ve :
-Ama bütün hakemler de bizde.
-
06-11-2007, 03:06 AMfollow_me
Renk insani degistirir
Amerika'da bir fuar açilmisti. Fuarda zencileri beyaza dönüstüren bir makine tanitiliyordu. Denemek 10 dolardi. iki zenci fuari gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 dolari digerinin ise 9 dolari vardi. 9 dolari olan arkadasina dönüp
-Sen 1 dolarini bana ver. Gidip birlikte beyaz olalim. dedi. Arkadasi ise :
-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eger memnun kalirsam sana 1 dolarimi veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
Anlastilar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çikti. Disarida kalan zenci duruma çok sevinmis olarak arkadasinin yanina gidip :
-Hadi dedi. 1 dolari ver ben de beyaz olayim.
-Hadi oradan pis zenci!
-
06-11-2007, 03:07 AMfollow_me
TED AMCA
Amerika'da bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alinabilecek bir hikaye
yaratmalarini,
ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya
baslamis. Ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:
Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla
giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi." Ögretmen
- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka
makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama
sadece 8inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Tavuktan çikmamis yumurtalari sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sira sende
Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:
- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken
helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makinali tüfek, bir
kasatura ve bir sise bira ile atlamayi basarmis. Parasütüyle yere inerken yolda birayi
içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makinali tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra
kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra da son 10 kisiyi de silahsiz
bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içerken Ted Amcama bulasmayin... -
06-11-2007, 03:08 AMfollow_me
ZATEN ABDESTSIZDIM
Nasreddin Hoca bir gün agacin altinda namaz kiliyormus.Agaçta bulunan biri de onu
izliyormus.
Namazi bittikten sonra namazimin kabul olmasi için Allah'a dua etmeye baslamis.
-Allahim sen namazimi kabul et.
Agaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermis.
Hoca sasirmis.Tekrarlamis.
-Alahim sen kildigim namazi kabul et.
-Etmem.
Hocanin saskinligi iyice artmis.Yine:
-Allahim sen namazimi kabul et
demis.
Agaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmis.
-Etmezsen etme.Zaten abdestsiz kilmistim
-
06-13-2007, 01:36 AMbaknediycembirazda anlamakta zorlanmasam..
gulecegim ama.. :) :oops:
-
07-19-2007, 03:19 PMinciRe: dövlet yol polisi:alqis: :alqis: :alqis: ::yerivar::Alıntı:
Azerbaycanli Nickli Üyeden Alıntı
-
07-19-2007, 06:17 PMAzerbaycanliHacı Dayı :)
Hacı dayı «Dostluq» restoranında doyunca yeyib-içib, durur ayağa. Yıxıla-yıxıla çıxır küçeye, başlayır taksi gözlemeye. Gec olduğu üçün taksi görünmür. Bunu uzaqdan tini düz gören birisi üreyinde deyir ki, yaxşı düşüb elime, gece qara, cüce qara, ayaq üste gücnen durur, bir teher sürüye-sürüye aparım evlerine, belke cibinde bir şey oldu. Gelib girir kişinin qoluna. Deyir:
-Ay canoo yiyim, ölmemişem ki… Ge, seni öyoza aparım.
Dalda yerde elini salıb onun cibinen bir qızıl onluq götürür. Qapısından içeri buraxıb sevine-sevine geri qayıdır.
Aradan bir müddet keçir. Hacı dayı yene hemen yerde tinini düzeldib yola çıxır. Taksi gözleyende o adam hardansa peyda olub deyir:
-Ge, seni öyoza aparım.
Hacı dayı qolunu dartıb dillenir:
-E sen baha aparırsan. Taksi sefelidi, bir maata minif gederem. :D :D -
07-19-2007, 06:28 PMAzerbaycanli3 Dəli
Bir gün 3 deliye 3 reng boya verirler deyirler ki 3 qapini rengleyi. Deliler başlayirlar qapilari renglemeye. Qirmizi rengi goturen deli işini qutaran kimi başlayir qapini yalamağa, yaşil rengi götürende hemin hereketi eleyir Göy rengi götüren deli ise oturur aşaği gözünü zilleyir qapıya. Qiraqdaki hekimler fikirleşirlerki yeqin bu deli ağıllanıb. Hekim yaxinlaşir deliye ki ay deli sen niye yalamırsan qapinı. Deli hekime qemgin qemgin baxir ve deyir. Onlarin almasi yetişib. Menim almam hele göydü gözleyirem yetişsin… :loll:
-
09-15-2007, 06:03 AMElifİndi işləyirlər ki?..
İki qoca söhbət edir: - Yadındamı, əvvəllər məmurlar işlərində yol verdikləri nöqsanlara görə tutduqları vəzifələrindən azad olunurdular, indi isə... - Rəhmətliyin oğlu, indi onlar işləyirlər ki, nöqsanlara da yol versinlər? -
09-15-2007, 06:04 AMElif
Nyu-Yorkda merlərin iştirakı ilə keçirilən tədbirdə dünyanın böyük şəhərləri müzakirə obyekti olur. Amerikalı deyir, bu, Nyu-Yorkdur, fransız deyir, bu, Parisdir, yapon deyir, Tokiodur, çinli də deyir ki, bəs Şanxaydır.
- Əşi, nə Nyu-York, nə Paris, nə Tokio, nə də Şanxay bizim İçərişəhər qədər böyük ola bilməz. Çünki biz müstəqilliyə qədəm qoyan gündən onu sökürük, amma hələ də qurtarmaq bilmir -
09-24-2007, 10:31 PMcimbomERZURUMLU İMAM İLE TRABZONLU MÜFTÜ
BİRAZ DA MİZAH ERZURUMLU İMAM İLE TRABZONLU MÜFTÜ
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler.
Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler.
O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler.
Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler.
Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama.
Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış.
Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya :
Erzurum'dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber...
Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında :
Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım.
Sayın müftü has Trabzon’lu J
Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek :
Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir.
Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar.
Birinci rekat :
- Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca.
Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar.
İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar :
- Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana yarısı bana... Allahuekber...
Namaz bitince köylü Müftüye dönerek "İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı :
- Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti...
--------------------------------------------------------------------------------
-
09-27-2007, 05:44 AMfollow_me
yorumun için teşekkürler ceyda güzeldi ::yerivar::
-
09-28-2007, 12:40 AMmustafapasaRe: ERZURUMLU İMAM İLE TRABZONLU MÜFTÜAlıntı:
ceyda Nickli Üyeden Alıntı
-
09-30-2007, 04:14 AMcimbomLAMBADAKİ CİN
Kadının biri Maldivlerde bir kumsalda yürürken ayağı
eski bir lambaya takılmış,
kadın lambayı kumların içinden çıkarmış , ovalamış lambayı.
Lambadan cin çıkmış.
Kadın hemen "Üç hakkım var değil mi?" diye
sormuş.
-Tamam, tamam.
Beni lambadan kurtardın vs vs vs. ..
ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma , üçüncü dünya
ülkelerindeki düşük maaş oranları ve Güney Asya'daki
Tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakkı
verebilirim, demiş.
Evet söyle! nedir dileğin ?
Kadın hiç tereddüt
etmeden, cebinden bir harita çıkararak
-Orta Doğu'da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri
görüyormusun? Bu
ülkelerin
birbiriyle savaşmayı bırakmasını barışın
tesis edilmesini diliyorum.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle :
-Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam
işimde iyiyim ama
o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum.
Başka bir dilekte bulun.
Kadın birkaç dakika düşünmüş ve
- hayatım boyunca doğru
erkeği
bulamadım, bilirsin;
hem
düşünceli hem karizmatik hem eğlenceli biri, mutfağı sevecek, ev
işlerinde yardım edecek, işinde kaplan, annemin yanında kuzu
olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık
olacak erkek diliyorum, demiş.
Cin derin bir iç çekmiş:
-Uzat şu kahrolası haritayı.
:loll: :loll: :lol: :lol: -
09-30-2007, 04:27 AMcimbom40 yıl
Kadın gece yarısı uyandığında kocasının yatakta olmadığını görür.
Kalkıp mutfağa gittiğinde kocasını yaşlı gözlerle kahve içerken bulur.
"Ne oldu, neyin var" diye sorar.
Adam:"40 yıl önceki çıktığımız günleri hatırlıyor musun?"
Kadın çok duygulanır. Demek ki kocası 40 yıl önceki yıllarını hatırlayıp, uyuyamamıştır.
"Evet" der duygulu bir sesle.
Adam:"Daha liseyi yeni bitirmiştik ve sen 18'ine girmek üzere idin."
"Evet" der kadın o günleri hatırlayarak.
Bir gün annen evde yoktu ben size gelmiştim. Hatırlıyor musun?"
"Evet " ! der kadin gulumseyerek.
Adam:"Annen eve erken gelmisti ve bizi yakalamisti, hatirliyormusun?"
Kadin "Evet" der buyuk bir sevgi ile.
Kocasinin her detayi hatirlamasindan memnun ve mutlu.
Adam:"Annen odasina gitmis bir silah ile gelip silahi basima dayamis ve ya kizimla evlenirsin yada seni 40 yil hapse gonderirim,daha 18'ine bile basmadi" demisti. Hatirliyormusun?"
"Evet" der kadin gulumseyerek.
Adam gozlerindeki yaslari siler ve buyuk bir ic ceker:
"Bugun hapisten cikiyor olacaktim
:loll: :loll: :lol: :lol: -
09-30-2007, 04:46 AMmustafapasaRe: 40 yılAlıntı:
ceyda Nickli Üyeden Alıntı
:1ciyer ::aze:: ::aze:: -
10-10-2007, 10:34 AMyeshu
Jurnalist küçədə sorğu keçirir:
Bağışlayın, harada doğulmusunuz?
-Gəncədə.
-Orta məktəbi harada bitirmisiniz?
-Kirovabadda.
-İndi harada yaşayırsınız?
-Gəncədə.
-Bəs harada yaşamaq istəyərdiniz?
-(köks ötürərək) Kirovabadda... -
10-16-2007, 03:41 PMcimbomYAŞ GÜNÜ HEDİYESİ
Yaş Günü Hediyesi
Üç yahudi genç kardeş kendi işlerini kurup zengin olmuş
ve yaş gününde annelerine aldıkları hediyeleri birbirine anlatarak
böbürleniyorlarmış.
Birincisi demiş ki: "Ben anneme kocaman bir ev aldım"
ikincisi : "Ben bir Mercedes aldım ve bir de şoför tuttum"
Üçüncüsü: "Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin tevratı okumayı ne
kadar çok sevdiğini ve artık gözleri iyi görmediği için
artık okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyük
kahve rengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 haham 12 yıl
boyunca uğraşmış. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon
dolar bağışlayacağım ama buna değer.Annem sadece bölümün adını söyleyecek
ve papağan ona ezbere okuyacak"
Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış:
Birinciye:
"Milton, bu ev çok büyük. Bana birtek odası yetiyor ama hepsini temizlemek
zorunda kalıyorum."
İkinciye:
"Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve
şoför çok kaba."
Üçüncüye:
"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin.
Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim. :loll: :loll: :loll: :lol: :lol: :lol: -
10-16-2007, 04:58 PMmontoya
ceyda,sende ne cevherler varmış kıs.hepsi çok güzeldi. ::yerivar:: ::yerivar::
-
10-16-2007, 05:35 PMmontoya
akıl hastanesine yeni atanmış doktor,hastane bahçesinde sırayla duvardaki deliğe bakan hastaları görür ve meraklanıp o da sıraya girer.sırası gelir ve delikten bakar ama bişey göremez ve çekilip tekrar sıranın sonuına geçer.sırası gelince yine bakar ama yine bişey göremez.bu böyle 4-5 kere devam eder.en sonunda dayanamaz ve hastalardan birini çevirip sorar
--ya siz bu delikten neye bakıyorsunuz,bende baktım ama bişey göremedim
deli,doktora şu cevabı verir;
--biz yıllardır bakıyoruz hala bişey göremedik,sen 1 seferde mi göreceksin
:D :D :D -
10-16-2007, 05:39 PMKaRTaNeSii:loll: :loll: :loll:Alıntı:
montoya Nickli Üyeden Alıntı
-
10-17-2007, 10:53 AMThor
:D
-
10-17-2007, 05:01 PMcimbomFATİHİN YİĞİTLERİ
Fatihin Yiğitleri Tarih..:21.12.2001
Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş:
-Güm Güm Güm !! İçeriden seslenmişler:
-Kim o?
- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: “ Biz İstanbul'u
fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! “ İçeriden hoş geldiniz
diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye
buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki,
40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle
çalınmış:
-Güm Güm Güm !!!
- İçeriden sormuşlar: “Kim o?”
- Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: “Biz İstanbul'u
fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!”
- İçeriden hemen cevaplamışlar: “Hadi len! Onlar 40
yıl önce geldi!”
- Dışarıdan yine ses gelmiş: “ Biz mehter takımıyız
ancak geldik!!!”
:loll: :loll: :lol: :lol:
-
10-17-2007, 05:06 PMcimbomBURADAN DUYULMUYOR
Buradan Duyulmuyor
Papaz ,iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş .
- ''Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?'' Zangoçta derin bir sessizlik...İyice köpürmüş
- Papaz: ''Sana soruyorum be adam!Duymuyormusun beni?
-''Hayır burdan hiçbir şey duyulmuyor efendim''
- "Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun ..'' Zangoç bıyık altından gülmüş,
- '' İsterseniz yer değiştirelim anlarsınız...'' Yer değiştirmişler.Bu kez zangoç seslenmiş
-''Kilise için toplanan bağışları kim zimmetine geçiriyor?' Papaz kendi kendine söylenmiş.
-''Hakikaten yahu! Buradan hiç bir şey duyulmuyor.''
-
10-17-2007, 05:11 PMcimbomPOLİTİKACILAR
Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası
için Teksas'ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından
geçerken, otobüs şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole
uçmuş. Çiftçi koşarak gelmiş, gece kurda kusa yem olmasınlar diye
cesetleri gömmeye başlamış. Ertesi sabah,Şerif soruşturma için
çiftliğe gelmiş.Çiftçiye sormuş:
-"Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek...Hepsi de ölüydü,
eminsin değil mi?"
- Çiftçi cevap vermiş: "Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama
politikacıları bilirsiniz....Nasıl yalan söylerler!!!". -
10-17-2007, 05:18 PMcimbom
Temel'in Kaynanası
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
-Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş.
- Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?"
-Temel: "Biraz direndi de."
-
10-18-2007, 02:52 PMKerkukGulu
arkadaslar :D biri at binmeye bayilirmis, binincede bayilmis :intihar:
-
10-18-2007, 04:09 PMmemorablebu da benden
trafik polisi yoldan geçen bir aracı durdurmuş ve şöföre:
- emliyet kemernizi takılı bulundurduğunuz için müdürlük size 50.00 ytl para ödülü verecek buyrun makbuzunuzu müdürlüklüketen paranızı bununla alın
şöför " - eyvallah abi
polis " - merakımdan soruyorum ne yapacaksın 50.00 ytl' le
şöför " - artık kendime bi ehliyet alırım herhalde
polis şaşkınlık içinde bakarken şöförün karısı olaya müdahale eder:
"- kusura bakmayın memur bey bu gece çok içtide ne dediğini bilmiyor"
tam o sırada arkada uyuyan dede uyanır derki
"- ben size çalıntı arabayla fazla gidemeyiz dememişmiydim"
o sırada bagajdan gelen sesi duyar polis
"- bulgaristan sınırına mı geldik" -
10-28-2007, 03:41 PMElif
Sahibkar işə düzəlmək istəyən şəxsə deyir:
- Sabahdan işə başlaya bilərsiniz. İlk maaşınız 100 manat olacaq. Üç aydan sonra maaşınızı 200 manat artıracağam.
- Aydındır, onda mən üç aydan sonra gələrəm
:loll: :loll: -
10-28-2007, 03:43 PMElif
İki azarkeş söhbət edir:
- Görəsən, futbol üzrə milli komandamız bizi nə vaxt güldürəcək?
- Məgər serblərə 1:6 hesabı ilə uduzmağımız gülməli deyil? -
10-31-2007, 12:12 PMyeshu
Generallarımızdan birinin nəvəsi doğulur. O tapşırıq verir ki, əsgərlərdən biri doğum evinə gedib ətraflı xəbər gətirsin. Əsgər qayıdandan sonra "təzə baba" onu yanına çağırır:
-Nəvəm necədir, kimə oxşayır?
-Sağlamdır. Cənab general, sizə yaman oxşayır!..
-Aha! Əla! Sən əməlli danış, xırdalıqları ilə!..
-Cənab general, sizin kimi keçəldir, yekəqarındır, heç nə qanmır və bir ucdan bağırır...
---------------------------------
Genarellerimizden birinin torunu olur. Askerlerden birinin, doğumevine gidip ayrıntılı haber getirmesini emreder. Asker geri dönünce, 'yeni dede' onu yanına çağırır:
-Torunum nasıl? Kime benziyor?
-Sağlıklı. Size de çok benziyor sayın general!
-Oh oh harika! Bir az daha anlatsana... ayrıtılarıyla...
-Generalim, sizin gibi kel, göbekli ve hiç durmadan bağırıyor! -
10-31-2007, 04:42 PMmustafapasaRe: FATİHİN YİĞİTLERİsüperr :alqis: :alqis: :alqis: ::aze:: ::aze:: ::aze::Alıntı:
cimbom Nickli Üyeden Alıntı
-
10-31-2007, 04:52 PMfidanali
:alqis: :alqis: :alqis: :alqis:
-
11-01-2007, 04:34 PMaysegul_tr
supersinizzzzzz :alqis: :alqis:
