Çeklerin ayıbı: Kısırlaştırma
Avrupa Komisyonu'nun İlerleme ve tavsiye raporlarında Romanya'da Çingenelerle ilgili etnik ayrımın alınan önlemlere karşın pratikte çok yaygın olduğu, Bulgaristan'da önyargıların yıkılması yönünde askıya alınan finansal desteğin tekrar sürmesi gerektiği vurgulanırken, Türkiye'de de 500 bin civarında Çingene nüfusunun sosyal dışlanma içinde olduğu ve barınma konusunda zorluklarla karşılaştığı not edildi.
Ancak AB, 300 bini bulan Çingene nüfusuna yönelik ırkçılık girdabını görmezden gelip kapılarını Çek Cumhuriyeti'ne 2004'te açmada beis görmedi. Çekoslovakya döneminde Çingenelerle baş etmenin yolu kadınlarını kısırlaştırmaktı. Bu politikanın AB ile sona erdiğini düşünenlerse şimdilik yanılıyor. Avrupa Çingene Hakları Merkezi, eylülde yeni kısırlaştırılmış 10 kadının durumunu ifşa etti.
ROMANLAR / Çingeneler
Printable View
-
02-14-2007, 03:42 PMyeshu
-
02-14-2007, 05:57 PMzafercanAY YESHU indi bu çingenelere tamam ama yezid ey değil,yezidilerde ey deyil.bilirsenqi hz.muhammed(s.a.v)efendimizin torunu h.z hüseyin(a.s) ve onun ashabını katleden lanetli yeziddi onun terefderleride yezididi ve bu yezidiler ermenistanda choktu mence onlara ayıracaxına vaqtını türkmenlere-çerkezlere-lazlara-veye gürcistan - iran azerilerine ayır.bu menim fiqrimdi.sevgiyle qal..Alıntı:
yeshu Nickli Üyeden Alıntı
-
02-15-2007, 12:15 PMyeshu
Roman Mitolojisinde 'Firavun' ve 'Balık Adamlar'
Çingeneler’in Firavun Efsanesi’nin bir Rus çeşitlemesinde, Kızıldeniz’in (burada Karadeniz’in) dalgaları arasında gömülen firavunun birlikleri ‘Balık Adamlar’a ('mačune manuša', yani 'paš manuša, paš mače' ‘yarı adam yarı balık') dönüştürülür. O günden beri de denizde yaşarlar ve zaman zaman da balıkçılara şöyle sorarlar: Bizler ne zaman tekrar insan olacağız?” “Bilmiyoruz” yanıtını aldıklarında da öfkelenerek. Büyük bir fırtına çıkarırlar; ‘Yarın’ yanıtını aldıklarında ise yeniden dibe dalıp, ‘Çingene, seni hapishanede geberesice’ diye bağırırlar.
Balık Adam –ve aynı biçimde deniz kızı- tasarımı, yukarıdaki olayın dışında Çingenelerce bilinmemektedir.” -
02-15-2007, 12:39 PMyeshu
Tarihten notlar:
*Ortaçağ Romanya’sında bir Çingene genellikle bir domuz fiyatına eşya gibi alınıp satılırdı.
*18. yy.’da Prusya’da, 18 yaşını geçmiş Çingeneler, yalnızca sürdürdükleri gezginci hayat tarzının yasadışı olması nedeniyle mahkemeye çıkarılmadan asılıyorlardı.
*Naziler, doğuştan suçlu oldukları gerekçesiyle Çingeneleri yok etmeyi hedeflemişlerdi; 500 binden fazla Çingene, Nazi kamplarında öldü. -
02-15-2007, 12:43 PMyeshu
Her yıl 5 Mayıs'ta kutlanan Kakava Şenlikleri'ne adını veren 'Kakava' sözcüğü 'Kakkava' sözcüğünden gelir ve anlamı 'Kazan'dır. Dolayısıyla aslında 'Kazan Bayramı' denirlir bu şenliğe!!!
-
02-17-2007, 12:49 AMadem52
yeshu ben insanları insan oldukları için seviyorum ama bizim burdakilerin çoğu hırsız bıktırıyolar insanı ya içlerinde bikaç iyi insan var o kadar herşeye zarar veriyo bunlar kotüleri yani ama benim birtane arkadaşım var çok iyi bir insan
-
02-19-2007, 11:53 AMyeshu
Selam,
Tabii ki başta hırsızlık olmak üzere diğer birçok yasadışı işin içine karışıyorlar. Ve sanki bu konuda markalaşmış durumdalar. Ama hepimiz bunun nedenlerini biliyoruz. Eğer çok rahatlıkla iş bulabilselerdi, kendilerine inanılabilseydi, topluma entegre olabilselerdi ve olabilmelerine ön ayak olunulsaydı, durum hiç kuşkusuz farklı olurdu. Parası, ekmeği, işi gücü olmayan insan ne yapar? İnsan bir yere kadar dürüst kalmaya çabalar ama bir yerden sonra sanırım 'hayatta kalmak için' hoş olmayan yollara giriyor.
Bununla birlikte yine de, müzik alanında ekmeklerini kazanıyorlar. Çiçek satıyorlar, ayakkabı boyuyolar ve çocuklarına ekmek götürebiliyorlar.
Bu forumda onlarla ilgili yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim. Neden biliyor musun? Belki önyargısı olan insanlar ya da onları çok fazla tanımayan kişiler onları biraz tanır ve kapılarını onlara kapatmaz. Belki birileri onlardan birilerinin elinden tutar, topluma kaynaşmalarına yardımcı olur. Hatta ileri yıllarda önüne gelen bir iş başvurusunu 'bunlar hırsız olur' ya da 'güvenilmez kişiler' diyerek red etmez.
Romanlar çok iyi insanlar ve neşeli yapılarıyla bizim sevgimizi, ilgimizi ve değerimizi hak ediyorlar. Biliyorum, özellikle bizim toplulumuzda çok seviliyorlar, ama sevginin biraz ötesine geçip onlarla dost olalım ve onlara güvendiğimizi onlara davranışlarımızla gösterelim. Güven duyulduğunu hissettiklerin de o güvene layık olacaklarından eminim.
Çok selamlar! -
02-20-2007, 02:30 PMyeshu
Roman / Çingene Mitolojisinde Urmen
Transilvanya ve aynı şekilde Macaristan, Polonya, Rusya ve Sırbistan’da yaşayan Çingenelere göre, Urmenler bir tür cindir. Bunlar olağanüstü güzellikte bir kadın biçiminde olup, insanların yazgılarını belirler. Ya dağlarda parıldayan saraylarda ya da şarkı söyleyip dans ederek ağaçların altında yaşarlar. Bir adamla ilişkiye girdiklerinde, üç Urmen, annelerinin sütünü bir kez içer, sonra hemen yürümeye başlar ve annelerini terk edip, ağaç kovuklarında ‘büyük bitkilerin’ altında yaşarlar.
Birer yetişkin olduklarında, kıraliçeleri Maturya’nın sarayına taşınmalarına izin verilir. Üç Urmen kız kardeşten biri insanların kötülüğünü, diğer ikisi ise iyiliğini istemektedir. Hiçbir Urmen yediden fazla sevgili edinemez; yanılıp da bir sevgili daha edinir ve onu himayesi altına alacak olursa, korkunç bir biçimde ölmek zorunda kalır.
Urmenleri neşelendirmek için, bir çocuk doğduktan sonraki üç gece boyunca büyü yapılır. Kötü cinlerin Urmenleri rahatsız etmemesi için, anne ve çocuğun etrafına daire biçiminde bir kanal kazılır ve içine Tatula tohumu serpilir. Urmenlere ise, kapta bir tür bal karışımı ikram edilir. ‘İyi’ Urmenlerin çocukları ‘arı’ Urmen kalır, ‘kötü’ Urmenlerin çocukları ise ‘yarı’ Urmen olur ve huysuz kadınlar olarak, insanlar gibi yaşar. Urmenlerin yaşamı, başlarının arkasındaki üç tel sırma saçta saklıdır. -
02-20-2007, 02:39 PMyeshu
Roman / Çingene Mitolojisinde Köpek
Köpeğin, özellikle de beyaz köpeğin, Çingenelerin folklor ve mitolojilerinde önemli bir yeri vardır. Deyim yerindeyse, bu beyaz köpek bir Çingeneye bütün yaşamı boyunca, ta ölünceye kadar eşlik eder, hatta onu öldükten sonra da korumaya devam eder.
Her Çingene grubu, eceli gelen bir kimseyi yalayarak ‘ruhun vücudu terk etmesini sağladığından’, beyaz bir köpeği kendilerine eşlik etsin diye besler. Beyaz köpekler, Rüzgar Tanrısı’na ait kutsal Dağlar’ın tepesinde bulunan Ölüler Ülkesi’nin bekçisidirler. -
02-21-2007, 06:13 PMyeshu
Romanlar / Çingenelerde 'Ateş'
Ateşe, Sırbistan’daki Çingenelerce büyük değer verilmektedir, bu nedenle de ateş kirletilmemelidir. Blunt', Türkiye’deki Çingenelerin konakladıkları her yerde her zaman yanan bir ateşin bulunduğundan söz eder. Ateş kişileştirildiğinde, Ateş Kıralı, Yer ve Gök’ün oğlu olarak adlarla nitelenir.
Çingenelerin konakladıkları yerlerde neden ateş yaktıkları da belli olmuş oldu yani!!
