Əsas məzmuna keç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Hurşut Banu Natavan özel olarak

  1. #1
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    2.721

    Hurşut Banu Natavan özel olarak

    Forumda bezı Türkiyeli arkadaşlar resimdeki bu qadının kim olduğunu, onunla bağlı melumatları merak etmiştiler


    natavanın baküdeki heykeli


    (Xurşud Banu Natavan)
    Hurşut Banu Natavan
    (1830 - 1897)

    1832-de Azerbaycanın Karabağ bölgesinin Şuşa kentinde doğdu. Karabağın sonuncu egemen hanı Mehtikulu Hanın kızı, İbrahim Halil Hanın torunu olmuştur. Ailenin tek evladı ve Karabağ hanlığının mirasçısı olduğundan sarayda "Dürr-i yekta" (Tek inci), halk arasında ise "Han Kızı" adıyla tanınmıştı. XIX yy. Azeri kadın şairesi Natavan lirik gazelleri ile meşhurdur. Eski Şark Edebiyatının geleneklerine dayanmakla beraber Halk Edebiyatı örneklerinden de faydalanmıştır.
    İlk tahsilini sarayda aldı. Burada Arap ve Fars dillerini, edebiyatını benimsedi. Aynı zamanda ince zevkle işlenmiş resimlerin ve kumaş üzerinde işlemlerin de sahibi olmuştur.
    1845-de Mehtikulu Hanın ölümünden sonra Karabağ Hanlığının toprakları Rusya İmparatorluğunun idaresine geçti. Tabii ki, bu durumda Han kızının şahsi hayatını da, Tiflisteki Rus yöneticileri düzenliyorlardı. Şayet Natavan Karabağın han neslinden olan biriyle evlenseydi bu, sülalenin ve hanlığın yaşaması demek olurdu. Bu sebeple de Kafkas genel valisi Vorontsovun emriyle 1850-de Hurşut Banu, Dağıstan asilzadelerinden, milliyetçe Kumuk Türklerinden olan Hasay Han Usmiyeyle evlendirildi. Hasay Han, Kafkas ordusunun subaylarındandı. Petersburgda eğitim görmüş, genç yaşlarında general rütbesine yükselmişti. 1866-da Şeyh Şamille gizli ilişkileri olduğu şüphesiyle Rusiyanin içerilerine -Voronej kentine- sürülmüş, bu güvensizliğe öfkelenen Hasay Han kendi hayatına kastetmişti. Hurşut Banu ile evliliklerinden iki çocukları Mehtikulu Han ve Hanbike doğmuştu.
    1858-de Rusya seyahatine çıkmış ünlü Fransız yazarı Aleksandr Duma (Ata), Baküde Hasay Han ve eşi Natavanla görüşmüş, bu görüşmenin tesirleri, kendisinin 1860-da Pariste yayınlanan "Kafkaz" kitabına yansımıştır.
    Natavan 1872-de Şuşada "Meclis-i Üns" (Dostluk meclisi) adı altında şairler birliği kurmuş ve yirmi yıldan fazla onun yöneticisi ve mali destekleyicisi olmuştur. Karabağın çoğu şairleri bu meclisin üyeleriydiler. Natevan, aynı zamanda Şuşanın imarında, gelişmesinde burada maarif ve kültürün yayılmasında önemli rol oynamıştır. Azerbaycanın farklı yerlerindeki şair meclislerine ve ayrı-ayrı sanatkarlara da destek vermişti. Karabağla birlikde bütün Transkafkazın sanat insanları onun himayesine sığınıyorlardı".


    Kullandığım kaynaktan türkçeye daha önceleri çevirilmiş olan şiirlerini götürürken üzerinde bir kaç deyişiklikler ederek düzenlediyim yeni versiyonunu sunuyorum, türkçeyi bildiyim kadarıyla düzüp koşa bildim ancak.
    Anlaşılmazlık olursa inşallah kusura bakmazsınızdır

    Hoştu bana hem kokusu, hem sefası gülün
    Cefası çoktu ne hasil ki yok vefası gülün

    Cefayı - harı görüp, göçtü bağdan bülbül
    Acaba kim oldu bir gülşende aşinası gülün

    Hazana meyleyledi almadı vefayı dikkate
    Yetişti bülbüle gam-ı cefası çok - çok gülün

    Yazılsa nokta nokta, söylense harf harf
    Bitmez kıyamete kadar hal-i macerası gülün

    Hata edip bülbüle cefa kıldı
    Hataya salıp kendini akibet-i hatası gülün



    Felek rengine benzer bu menekşe
    Tutmuş sehraları hızlı şekilde menekşe

    Neden gülşenlerin terkin kılmışsın
    Düşmüşsun çöllere gönülalan menekşe

    Böyle boyun (belin) bükülmüş ihtiyarlar gibi
    Diyorsun gece günduz yahu menekşe

    Seni şevki bahar perişan etmiş
    Çeker aşık olan kaygı menekşe



    Seni kim boşuna sever karanfil
    Sana ben aşıkı şeyda karanfil

    Böyle perişan halde durmuşsun
    Düşer güller arasına kavga karanfil

    Yüzünden naz perdesin kenar et
    Unutma aşığı haşa karanfil


    Ey dilber, gönül derdimden böyle şöhret oldum
    Ayrılık gamında gönül mülkünü viran ettim

    Mümkün olmaz bana veslin, bilirim, kıyamete kadar
    Bu yüzden kendime mesken edindim

    Ya tebip adını (tebipliyi) terket tebabetle uğraşma
    Ya benim derdimi bul, bul neden taşkınlık yaptım

    Yok kimse meğer derdimi bilsin ya Rabb
    Ben kendi kanımı derdime derman ettim



    Bu dünyada her kes bir kar ile oynar
    Kimi evde oturur kimi pazar ile oynar

    Kimi taht-ı müressede başında tac-ı şahane
    Kimi zindan içinde el-ayağı darağacı ile oynar

    Kimi dünyaya bağlı, kimi ahirete aşık
    Kimi saz, kimi naz, kimi tar ile oynar

    Kimi Mecnun sorağında, kimi Leyla ferağında
    Kimi yarın üzerinde yatan şahmar ile oynar

    Kimi şad-ı hürremdir kimi sübh-i şam ağlar
    Gökyüzü de sarhoş olmuş ağlayan güneşle oynar

  2. #2
    Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    6.163
    Sağol Fidan ellerin dert görmesin
    [
    Ya da
    [

  3. #3
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    623
    Çox sağol fidan kömeğine göre

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.