Əsas məzmuna keç
Sayfa 9/10 İlkİlk ... 78910 SonSon
95 sonuçtan 81 ile 90 arası

AŞK

  1. #81
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Yer
    Yerixo
    Mesajlar
    1.946
    Koybolanben kardeşim,

    Belli ki, bir inanç sahibisin. Ben inanç sahibi birisinden açıkçası daha 'tuzla terbiye edilmiş' sözler beklerdim, daha Allah inancının uzantısı olan merhamet, bağışlama, lütuf, alçakgönüllük ve sevecenlik dolu sözler beklerdim. Allah, kitapları, peygamberleri ya da dinsel uygulamaları hakkında bilgimizi arttırırken, sanırım işin ruhunu kaybetmemeliyiz.

    Biliyor musun kardeşim, bir gözeden (pınardan) hem acı hem de tatlı su çıkmaz, tıpkı bunun gibi, bereket ve lanet sözleri de aynı ağızdan çıkamaz... Oysa yazını bir daha okuduğunda görürsün ki hem bereket sözleri var, hem de lanet... Ayrıca Allah'ın yarattığı insana lanet etmenin de hoş ve Allah'ın nazarında iyi olmadığı açık.

    Ve biliyor musun kardeşim... dini bütünlüğün getirdiği o 'ayrıcalıklı hissetme' duygumuzu frenlemeyi bilmeliyiz... İmanın kimde olacağı asla bilinmez... Bu, sözlerimize, söylemlerime ya giydiklerimize bağlı değildir... iman yürektedir ve görülmez... görülmeyen imanı görünür hale getiren ise, zor ve uygunsuz zamanlarda (hatta çok acılı zamanlarda) sergilediğimiz imana dayalı davranışlardır... ya da sadece imanın yansımaları diyelim...

    Bence... eğer gönlünden geçiyorsa, kırdığın kişilerden bağışlanmayı dile... Ama bunu yapamam dersen, o zaman Allah'a yönel... yönel ki, O, seni kırdığın gönüller nedeniyle tövbeye yöneltsin. Rabbimiz yolunu aydınlatsın.
    Şükr Allaha ki pişiklerin qənətləri yox... Olsa idi, göydə göyərçin qalmazdı... Allah kimə qənət verəcəyini bilir!

  2. #82
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    2.201
    Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
    Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

    Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:

    "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

  3. #83
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    2.201
    Aşk İki Kişiliktir

    Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksende sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yanlız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Ataol Behramoğlu

  4. #84
    Member
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    90

    YAKILACAK ADAMIM

    YAKILACAK ADAMIM
    "İlk ateşi sen yaktın
    Son yangın da senden olsun
    Senin canın sağolsun..."
    Bilmeliydim
    Bir sabah çekip gideceğini
    Dünyayı başıma yıkıp gideceğini bilmeliydim
    Ve sen daha kırmadan bu aşkın kalemini
    Ben herşeye eyvallah deyip
    Çekip gitmeliydim bu şehirden
    Ben yakılacak adamım bu şehirde
    Sana böyle yandığım için
    Ben asılacak adamım bu şehirde
    Seni böyle sevdiğim için
    Oysa
    Neler öğretti hayat bana
    Gülerken ağlamayı
    Sırtımdan vurulmayı
    Aç susuz yaşamayı
    Daha neleri öğretti hayat bana
    Bir sana yalvarmayı öğrenemedim
    Bir de seni unutmayı
    Ben yakılacak adamım bu şehirde
    Sana böyle yandığım için
    Ben asılacak adamım bu şehirde
    Seni böyle sevdiğim için
    Sen sahte mutlulukların süslü prensesi
    Sen sosyetik barların şımarık sokak kedisi
    Sen mutluluğumun korkak faresi
    Sen hep aynı gecelerin
    Sen hep aynı şarkıların
    Sen hep aynı masaların vazgeçilmez mezesi
    Senin cirit attığın sokaklarda
    Ne gezer aşkın vefanın gölgesi
    Çek git artık!
    Yaşanmasın bir daha aşkın böylesi
    Çek git artık!
    Bitsin burada bu aşkın hikayesi
    Oysa
    Bir yudum mutluluğun için
    Yollarına bir ömür serdim
    Oysa
    Bir gelişin için
    Sokaklarına binlerce sabır ektim
    Hasretse hasret
    Acıysa acı
    Uğrunda en kralını çektim
    Üstelik yalnız ve tektim
    Senin bir taş olduğunu nereden bilecektim
    Biliyorsun
    Seni bebekler gibi sevdim
    Seni çiçekler gibi sevdim
    Seni melekler gibi sevdim
    Çünkü sen
    Tapılacak kadındın(!) bu devirde
    Oysa ben
    Sana böyle yandığım için
    Sana böyle kandığım için
    Seni böyle sevdiğim için
    Asılacak adamım bu şehirde
    Yakılacak adamım bu şehirde
    Git git artık...
    Güle güle!...




    KİMSEYİ KIRMAMAK VE ÜZMEMEK ŞARTIYLA DİLEDİĞİN HERŞEYİ YAŞA! BİRGÜN ÇEKİP GİDERKEN GERİDE NE AKLIN KALSIN , NE DE SENİN YÜZÜNDEN KIRILMIŞ BİR YÜREK!

  5. #85
    Member
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    90
    Gerçekten Sevmek
    O durmadan kaçıyor;
    sen ardından gitmiyorsan;

    o günün her saatinde saklanıyor,
    sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

    o sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
    sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

    boşuna aldatma kendini,
    onu sevmiyorsun demektir.

    Elindeki içki kadehinde,
    dudağındaki sigarada ,
    okuduğun kitapta,
    mırıldandığın şarkıda,
    söylediğin şiirde,
    gördüğün rüyada
    ve yaşaman için
    ciğerlerine doldurduğun havada
    o yoksa;
    Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
    onu sevmiyorsun demektir.

    Renkler onunla değerlenmiyorsa,
    örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının,
    mavi maviliğinin farkında değilse,
    beyaz yalnız o giydiği zaman
    güzelliğini haykırmıyorsa,
    sabahları onu görünceye kadar
    güneş doğmuyorsa
    ve onsuz gökyüzü geceleri
    aya, yıldızlara
    hasret değilse
    onu sevmiyorsun demektir.

    Sokakta gördüğün her yüzde
    ondan birşeyler aramıyorsan,
    güzel bir manzara,
    hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
    uykudan uyandığın zaman
    yaşamakta olduğundan önce
    onu hatırlamıyorsan,
    omuzlarına dökülmüş saçları,
    bir sis perdesinin ardında
    her zaman gülen,
    ışık saçan gözleri
    aklına gelmiyorsa,
    durup durup avuçlarının
    sıcaklığını özlemiyorsan;
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Dünyada yaşıyan öteki insanların
    senin için hala bir değeri varsa,
    ona karşı tutumunu
    toplumun köhne ve manasız
    kurallarına göre ayarlıyorsan
    ve açık açık
    sanki var olduğunu haykırırcasına
    sevgini söylemiyorsan;
    Onu sevmiyorsun demektir.

    Yok o senin için
    herşeyden değerliyse,
    gözünü yumduğun anda
    onu görebiliyorsan,
    o bütün şarkılarda,
    bütün şiirlerde,
    bütün resimlerde ise,
    ona muhtaç olduğunu
    söylemekten utanmıyorsan,
    senin içten ve büyük sevgine
    karşılık vermiyeceğinden
    korkmuyorsan,
    bütün bencil duygularından
    sıyrılabilmişsen
    onun için herşeyi,
    ama herşeyi yapacak gücü
    kendinde buluyorsan,
    her hali sana
    ayrı ayrı güzel geliyorsa,
    karşısında kendini
    bir çocuk gibi hissediyorsan,
    istediği anda onun için
    ölebileceksen,
    onun için yaşıyorsan
    ve yine onun için
    bildiğin bilmediğin
    bütün düşmanlıklara
    karşı koyabileceksen,
    o her geçen dakika
    sende biraz daha büyüyorsa
    ve kendi kendine bile
    çok sevdiğini bütün
    samimiyetinle,
    inanmışlığınla
    itiraf edebiliyorsan,
    bir gün o seni hiç,
    ama hiç sevmediğini söylese bile,
    senin sevginde azalma olmayacaksa
    ve ölünceye kadar onu aşkların
    en ölümsüzü ile sevebileceksen;
    işte o zaman
    onu seviyorsun demektir.

    O sana sevmeyi,
    gerçek aşkı öğretti.
    Sen onu hep sevecek
    ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

    O, hiç sen olmasan bile,
    seni bir parça sevmese bile...



    KİMSEYİ KIRMAMAK VE ÜZMEMEK ŞARTIYLA DİLEDİĞİN HERŞEYİ YAŞA! BİRGÜN ÇEKİP GİDERKEN GERİDE NE AKLIN KALSIN , NE DE SENİN YÜZÜNDEN KIRILMIŞ BİR YÜREK!

  6. #86
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    2.201
    AŞKIN MEVSİMLERİ



    Aşkın İLKBAHARI

    Aşık olmak, ilkbahar gibidir. Sonsuza dek mutlu olacakmisiz gibi bir duyguya kapiliriz.Esimizisevmemek aklimizin ucundan bile geçmez.Bu bir saflik dönemidir.Ask ölümsüz gibi görülür.Her seyin kusursuzsanildigi ve tikir tikir isledigi büyülü bir dönemdir bu. Esimiz tipatip bize uygun görünür.Hiç çaba harcamaksizin, uyum içinde dans ederiz ve sansimizin yüzümüze gülmesinin tadini çikaririz.


    Aşkın YAZ MEVSİMİ

    Aşkımızın yaz mevsimi boyunca esimizin sandigimiz kadar kusursuz olmadigini ve iliskimiz üzerindeçalismamiz gerektigi anlariz.Esimiz sadece baska gezegenden gelmis olmakla kalmaz, hata yapan, bazibakimlardan aksayan bir insan olarak da karsimiza çikar. Sürtüsmeler ve düskiriklikllari belirmeye baslar; yabani otlarin kökünden sökülmesi ve yakici günes altindaki bitkilerin fazladan sulanmasi gerekir. Artık aşkı vermek de, gereksindigimiz aski almak da, o kadar kolay degildir.
    Her zaman mutlu ve sevgi doluolmadigimizi görüp anlariz. Bizim ask konusunda düsledigimiz tablo degildir bu. Birçok çift, bu noktaya geldiginde düskirikligina ugrar.Bir iliski üzerinde çalismak istemezler. Hiç degerçekçi olmayan bir tutumla, hep ilkbahar olmasini beklerler. Eslerini suçlarlar ve pes ederler. Askinherzaman kolay olmadigini, arasira siki bir çalisma ve sicak bir günes istedigi gerçegini görmezler. Askin yazmevsiminde, kendi sevgi ihtiyacimizi oldugu kadar esimizin ihtiyaçlarini da doyurmamiz gerekir. Bunlar kendiliginden gerçeklesmez.


    Aşkın SONBAHARI

    Yaz mevsimi boyunca bahçemize iyi baktiysak, bu sikici çalismanin sonucu olarak hasadimizi aliriz.Güz mevsimigelmistir.Bu altin bir çagdir, zengin ve doyurucu.Gerek kendimizin, gerese esimizin kusurlarinikabullenen ve anlayisla karsilayan daha olgun bir asktir yasadigimiz.Bir sükran ve paylasma zamanidirbu.Yaz boyu siki çalistigimiz için, simdi dinlenebilir ve yarattigimiz askin tadini çikarabiliriz.


    Aşkın KIŞ MEVSİMİ

    Sonra hava yeniden degisir ve kis bastirir.Kisin o soguk, verimsiz aylari boyunca doga kendini tümüyleiçine çeker, kapanir.Bu bir dinlenme, düsünme ve yenilenme zamanidir.Iliskilerde de çözümlenmemisacilarimizla veya gölge benligimizle yüzlesme zamanidir.Kapagimizin açilip aci dolu duygularimizinortaya döküldügü zamandir.Ask ve doyum için esimizden çok, kendimize bakmaya gereksinme duydugumuz, kendikendine gelisim zamanıdır.
    Yaralarin iyilesmesi, acilarin dindirilmesi zamanidir.Erkeklerinmagaralarina çekilip kisladiklari ve kadinlarin kuyularinin dibine indikleri zamandir bu.Askin karanlik kis mevsimi boyunca kendimizi sevdikten ve iyilestirdikten sonra, ilkbahar ister istemez gerigelecektir.Yeniden umut, sevgi duygulari ve olanaklarin bollugu bizi sevindirir.Kis boyu kendikendimizi iyilestirdigimiz ve ruhumuzu arastirdigimiz için, artik yüreklerimizi açabilecek ve askinilkbaharini yasayabilecek duruma gelmisizdir.

  7. #87
    Azeri.net Sevdalısı Baku - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    41.788

    I love you


    Çox gözeldi

  8. #88
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    2.201


    Çok iyi hatırlıyorum. Bir gece uyuyamadım. Gözüme uyku girmedi. Pervanenin, muma şu sözleri söylediğini işittim.
    Ey sevgilim! Hadi ben aşığım, yansam da yeridir. Peki ya sen neden yanıyor, niçin ağlıyorsun?


    Ey benim biçare aşığım! Benim yanmama, ağlamama sebep nedir bilir misin?


    Benim tatlı balım vardı. Beni ondan ayırdılar. Şirin’im haksızlıkla elimden alindi. İste Ferhad gibi tepemden ateş çıkıyor. Gece meclisi aydınlatan ışığıma bakma. İçimi yakan ateşe bak.
    Mum, hem bu sözleri söylüyor, hem de sararmış yanağından sel gibi gözyaşı dökülüyordu.



    Mum, sözüne devamla pervaneye dedi ki:
    Ey pervane! Ey aşk iddiacısı! Aşk, senin için değil. Seninki bir kuru iddiadan ibaret. Sende ne sabır var, ne metanet ve tahammül.
    Sen azıcık bir ışık ve ateş gördün mü, hemen yanıyorsun. Ben ise tamamıyla yanıncaya kadar dikilip duruyor, dayanıyorum. Aşk ateşi senin yalnız kanadını, benim ise vücudumu, baştan aşağı yakar.



    Sadi de mum gibidir. Dışı parlaktır, ama içi yanmıştır.
    Artık gece bitiyor, sabah oluyordu. Peri yüzlü bir hizmetçi gelip mumu söndürdü.
    Zavallı mum, dumanı tepesinden çıkarken:
    Aşkın sonu budur işte, dedi ve can verdi.
    Aşıklığın ne demek olmak istersen anlatayım: Ölmek suretiyle yanmaktan kurtulmak…



    Sevgilisi eliyle öldürülen aşığın mezarına gidip de ağlama, bilakis sevinerek şöyle de:
    Ne mutlu ona! Sevgilisinin makbulü olduğu için sevgili onu öldürmüştür.
    Aşık isen bu dertten kurtulmaya çalışma: yalnız Sadi gibi garazsız, ivazsız aşık ol.


    Aşık bir fedai demektir. Nasıl ki, bir fedai gayesine varmadıkça emeline erişmedikçe başına taş ve ok yağsa meydandan çekilmezse, aşık da öyledir.



    Ben sana denize açılma demiyorum. Açılacak olursan tufana bile katlan, diyorum


    (Gülistan’dan) sadi şirazi

  9. #89
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    12
    • [list:1pndaces]





      İkimizin Masalı



      Sen bir çiçek olsaydın sevda çöllerinde
      ömrümce yaş dökerdim kurumayasın diye
      seni yalnız güneşin aklığı
      güllerin sıcaklığı ile beslerdim
      ve mehtabın büyüsü ile süslerdim yapraklarını
      her sabah kızıllığında yeniden koklamak için

      sen bir defter olsaydın, ben kalem olurdum
      seni yazardım gece gündüz şiirlere, romanlara,
      dağlara, bulutlara, rüzgarlara
      elimin ulaştığı, gözümün gördüğü heryere seni yazardım
      dilime destan, yüreğime mühür kazardım
      bir ömür seninle yaşamak, seninle yaşlanmak için

      sen bir ceren olsaydın avcıların önünde
      sevgimi siper ederdim vurulmayasın diye
      yaralarını rüzgarın diliyle okşar
      güllerin eliyle sarardım
      ve seni dağların moruyla gizler
      pınarların diliyle seslerdim
      kem gözlerden, katı yüreklerden korumak için

      sen bir çoban olsaydın sürüler peşinde
      kalbimde taşırdım hep yorulmayasın diye
      ve kavalını rüzgarın nefesi ile üfler
      çağlayanların sesiyle dinlerdim
      her gece ayışığında duygularını okşamak için

      sen bir kardelen olsaydın dağların eteğinde
      ben yaprak olurdum rüzgarda titreyen
      dört bir yana kokular saçar dururdum
      her dem aşkın ile sarhoş olmak için

      sen bir dal olsaydın, ben toprak olurdum
      sen bir göl olsaydın, ben ırmak olurdum
      kalbine akardım gece gündüz
      senden uzak kaldığımda ağlar dururdum

      sen güneş olsaydın, ben dünya olurdum
      dönerdim ekseninde durmadan
      her sabah, her akşam yeniden buluşmak için

      ve saçlarını gökyüzünün mavisi ile yıkardım
      her dem güzelliğinden sarhoş olmak için


      Nuri CAN


      .
    [/list:u:1pndaces]

  10. #90
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    12
    • [list:gzhwaayg].






      Seni Seven Yüreğime Sor Beni



      Her gece kan-ter içinde uyanıyorsam eğer
      hasretin ateş olup giriyorsa koynuma
      seni düşünüp özlüyorsam, uyuyamıyorsam
      ıslanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda
      yağmur olup yüreğime yağıyorsan her gece
      her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim
      sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde
      savruluyorsam sokak sokak
      ürperiyorsam yaprak yaprak
      esip geçen rüzgarlara sor beni

      Hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece
      kül ateş, ateş alev, alev kor olup yakıyorsa
      kahroluyorsa kalbim seni andığımda
      ve hiç bir kural tanımıyorsa artık
      titreyen yüreğime söz geçiremiyorsam
      kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine
      ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem
      ateş - alev sevdalara sor beni

      Seninle gözgöze her geldiğimde
      ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan
      düğümleniyorsa boğazım
      çıkmıyorsa sesim, daralıyorsa nefesim
      konuşamıyorsam tek bir kelime
      depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde
      ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı
      şu deli - divane gönlüme sor beni

      Sensiz böyle boynu bükük duruyorsam eğer
      kirpiklerimden süzülen damlalar,
      ıslatıyorsa yüreğimi her gece.
      hep bulutlarda saklıyorsam gözlerini
      içime düşüyorsan tane tane her yağmur yağıdığında
      kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan
      sesinden başka ses duymuyorsa kulaklarım
      susuyorsa denizler seni düşündüğümde
      gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi
      gelip sokuluyorsan uykularıma
      gelip sokuluyorsan rüyalarıma
      sensiz geçen gecelere sor beni

      Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
      şiir olup doluyorsan kulaklarıma
      mavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
      çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
      ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
      yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
      sana anlatamıyorsam
      bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
      su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam
      ve beceremiyorsam sana aşkımı anlatmayı
      beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
      şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni


      Nuri CAN

      [

      .
    [/list:u:gzhwaayg]

Sayfa 9/10 İlkİlk ... 78910 SonSon

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.