33 sonuçtan 11 ile 20 arası
-
02-12-2010, 03:00 AM #11Senior Member
- Üyelik tarihi
- Aug 2009
- Yer
- Baki
- Mesajlar
- 188
Re: Ona de ki
cox gozel seirdi.
Ruzgar_Gulu Nickli Üyeden Alıntı
sen kimsen? Ana qucagında dunyaya goz acan korpe usaqmi, caylar kimi caglayan cosgun bir gencmi, beli bukulmus zavallı qocamı, yoxsa mezara gomulmus meyidmi.
-
02-14-2010, 12:45 AM #12Senior Member
- Üyelik tarihi
- Feb 2010
- Mesajlar
- 126
Re: Ona de ki
-
02-14-2010, 02:07 PM #13
Re: Ona de ki
Bilseydim oxuyacaq yazardim ona
[
-
02-14-2010, 03:18 PM #14
Re: Ona de ki
sen yaz arife 1 işare yeter
AgLaYaN_BuLuD Nickli Üyeden Alıntı
-
02-14-2010, 03:20 PM #15
Re: Ona de ki
Diyilesi sozum coxdur.zaman geler deyerem
[
-
02-14-2010, 03:26 PM #16
Re: Ona de ki
hmm neçe ildi seni tanıyıram ama...torbada pişik var deyesen
AgLaYaN_BuLuD Nickli Üyeden Alıntı
-
02-14-2010, 03:29 PM #17
-
02-14-2010, 07:41 PM #18Senior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2009
- Mesajlar
- 1.149
Re: Ona de ki
Ona de ki sehv basa dusdu meni
Incitmek istemirdim
...
-
02-15-2010, 09:01 PM #19Azeri.net Sevdalısı
- Üyelik tarihi
- Dec 2009
- Yer
- Türkiye
- Mesajlar
- 2.269
Re: Ona de ki
O’na de ki;
Kara kaplı bir deftere bir kaç satır yazmadan uykuya dalamıyorum.
Gizli bir bahçeden yükselen viyolonsel ve piyano eşliğinde ise aynı kelimeleri farklı beyaz sayfalara her gece, her gece, bir kez daha, bir kez daha, bir kez daha yazıyorum;
Ona
“seni seviyorum” demek isterdim.
Sesinin üzerine ağlamak
Ve
konuşmadan onu anlamak...
Bir hasret mektubu gibi gözlerine sığınmak isterdim.
Onu kucaklamak
Bağrıma basmak,
öpmek, koklamak...
O’na de ki
O eğer o olmasaydı, uğruna
ölebilirdim.
O, o olsaydı,
Orada Yanı başımda dursaydı cennetleri cehennem
Sebepleri neden yapabilirdim.
Keşke şurada tekrar bulabilsem onu
Bıraktığım gibi...
Küçük bir gülümseme
Ve bir kaç damla gözyaşı ile...
O’nu
sevebilirdimHaKKım heLaL,Sewqim haRam oLsun
-
02-15-2010, 09:05 PM #20Azeri.net Sevdalısı
- Üyelik tarihi
- Dec 2009
- Yer
- Türkiye
- Mesajlar
- 2.269
Re: Ona de ki
O’na de ki ;
Duydum. Her şeyi duydum...
Şimdi bana onu anlatıyorlar.
Sanki başka bir insandan bahsediyorlar.
Ben mi büyük anlamlar yükleyerek tam(am)lamışım
O’nu...
YOKSA…
Öyleyse ne kadar yanılmışım.
Yaratırken bir masal prensesini çocuksu düşlerimde, kendimi ne kadar iyi kandırmışım.
Duyduklarım kara harflerle yazılacak masumiyet tarihine. Kirletilmiş bir sayfaya, kalın uçlu simsiyah kalemlerle...
Bir Atilla İlhan şiiri gibi yazılanları yalnızca yaşayanlar anlayacak. Şiirlerde bana, yalnızca O anlatılacak.
Biliyorum bir gün kendisinin anlatıldığı şiirlere rastladığında yazılanları anlamayacak.
Zira tiren çoktan uzaklaşmış olacak.
Hayatın karanlık bir ara istasyonunda yapayalnız kalanlar unutulmaya mahkûm olacak.
O’na sor bakalım; En çok ne eksik kaldı, biliyor mu?
Gerçi ben bilmesini beklemiyorum.
Beni anlamasını beklemediğim gibi.
Benimki geç kalmış bir veda
Ya da yanlış anlaşılmış bir aşka bir türlü konulamayan
Nokta, nokta, nokta.
O’nun için denk gelirse eğer, iki lafın arasına sıkıştırıver söyleyeceklerimi.
“Bana pişman olacak kadar bile zaman tanımadı.”
Oysa her insan geriye dönüp baktığında “Acaba?” sorusunu sormak ister...
Hata yapıp yapmadığını ufak bir zaman aralığında tartışmak gereğini hisseder...
İçinden çıkamadığı durumlarla karşılaştığı anlarda bir süre
“kaçma hakkını” kullanmak için beyaz yalanlar söyler...
Ben bunların hiçbirini yapamadım.
Yapacak zaman bulamadım.
Belki bu yüzden bugün ben yalnızca “iyi olmuş” diyebiliyorum. Yanılmadığımı, hata yapmadığımı düşünebiliyorum.
Beni en çok işte bu yaralıyor.
Bu kadar haklı çıkmak insana pişman olma fırsatını tanımıyor. İnsan pişman olamayınca da “bi daha” diyemiyor.
Ayrılık, ( “zamansız” olunca ) tüm ağırlığını omuz başına bırakıyor.
Ve o orada durduğu sürece ben bir daha hiç bir zaman benzer ağırlıkları kaldırmayı göze almayacağım.
Ortalama aşklara bir kez aldandım, bir daha aldanmayacağım.
Yanlış anlamasın sakın.
İstese de, istesem de, istesek de hiçbir zaman geri dönmeyeceğim.
Niyetim af dilemek değil, af etmek hiç değil...
Benimkisi eski bir dost’tan bir “hayat mahkumunun” son istekleri, o kadar...
Onun sesini duymak istemiyorum, bir daha telefon etmeyeceğim. Yüzünü zaten görmeyeceğim.
Bitip gidenlerin ardından artık ben de üzülemeyeceğim.
Gelsin bende kalan son parçasını, çantasını alsın, sırtındaki bavuluna yüklediği yalan hayatlarla uzaklara kaçsın.HaKKım heLaL,Sewqim haRam oLsun


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile cevapla


Yer imleri