BAYRAKSIZLAR
Bayraksizlar bayraksizlar
Yere düsse bayrak sizlar
Nerden bilsin kiymetini
Soysuz sopsuz bayraksizlar
Ne olurdu yazmasaydim
Ben bu kara yaziyi
Bilmeseydi namert soysuz
Içimdeki siziyi
Yildizlarin isyani var
Hilal tasiyan felek
Damla damla kan akiyor
Delik desik bu yürek
Al rengine kara baglar
Yastadir deli gönül
Asik'in olmusum senin
Hastadir deli gönül
Renginde sehitlik gizli
Hilalinde mana var
Yüregimde saklamisim
Kurbaninda kina var
Topraga düsse yigit
Ölüm güç verir bize
Inancima teslim oldum
Zulüm güç verir bize
Ugrunda ölen yigit
Kim ne bilsin ne kadar
Geriye ne can kaldi
Hepsini kurban adar
Yamacinda gezindigin
Simdi daglar aglasin
Bayragim hançerlendi
Simdi çaglar aglasin
Bayrak yere düserken
Alkislayan piçleri
Kahredecek TÜRK milleti
Destek veren güçleri
Susmayin ey milletim
Bayraksizda ar olmaz
Susar ise yigitler
Vatan bize yar olmaz
Basi bozuk yaylada
Pusulari kurdular
Iki yasinda yigit
KÜRSAD'imi vurdular
Bundan gayri düsmanim
Bayraga ters bakanlar
Artik hesap vermeli
Dagi tasi yakanlar
Meleküt aleminde
Destan olan can bizim
Dalgalansin bayragim
Üstündeki kan bizim
Dört aylik bebeklere
Kursun sikan nerdesin
Nereye gidersen git
Ölecegin yerdesin
Hükmü ilahi varsa
Belki korur yaradan
Kan düsmani olmusuz
Cekilsinler aradan
Bu vatanin ekemgi
Gözünüze durmali
Yigit bir can gelmeli
Sizden hesap sormali
SEFAI'yem yasamakki
Bundan gayri ar gelir
Ay yildizli bayraga
Bu yeryüzü dar gelir!
AŞIK SEFAİ
ASIK SEFAI siirleri
Printable View
-
09-10-2007, 08:45 AMORUCREISASIK SEFAI siirleri
-
09-10-2007, 08:45 AMORUCREISAyşem
Ayşem
Kimi annaya ,bellaya ,kimi mariyaya kimide kızıl saçlı nataşaya yazdı oysa ben bir Türk yiğidiyim Türk' e
sevdalı olduğum için Ayşem sana yazıyorum...
Ben seni kongoda ölen sevgilisini İstanbul'da arayan teksaslı bir dişi gibi değil,aşk eşittir burjuva güzellerini diskoteklerde arayan zübbeler gibi değil,hele kafalarındaki kirli duyguları nataşa adlı rus kızında sembolleştiririp kızıl ruble arayanlar gibi aramıyorum Ayşem...
Ben seni; belki bir ana ceylanın vurulmuş yavrusuna su aradığı gibi... Belki bir Anadolu delikanlısının kaçırmak için güzel Zeynep'ini gecenin alaca karanlığında aradığı gibi arıyorum Ayşem...
Ama muhakkak bütün iyilikleri bütün güzellikleri bütün özlemleri sende bulacağımı bilerek engin denizin kudurmuş dalgaları gibi önümdeki tüm engelleri aşarak yüce ALLAH'IN izniyle seni arıyorum Ayşem...
Seni kaybettiğim dünyalarda bulmak istiyorum. O dünya; HZ.FATİH' in kılıcının altın kapması Estergon dönüşünün gönülleri yakması veyahut Tuna'nın bir Itri bestesinde musiki gibi çağlayıp akması olabilir geçtiğim
yıllardaki parlak aynalar geleceğimi aydınlatır benim bir elim geleceğin MİLLİYETÇİ TÜRKİYE sinde ise YAVUZ 'un beyaz atının yelesindedir öbür elim...
Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda Ayşem; ne meyhane tezgahları ardında mum gibi
yanıp sönen kızlarımın gözlerinin karası, ne yoksulluktan ve fakirlikten ölen yiğitlerimin verdiği yürek yarası, nede başı kabak; yalın ayak dolaşan insanımın ciğerlerini hilton gecelerin de içkilerine meze yapıp yiyen kahpelerin ağız kavgası var...
Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda; bir KURAN,bir KILIÇ ve bir BOZKURT üçünün ördüğü koca bir dünya koskoca bir tarih var Ayşem...
Tut ki seni karanlığın ta ötesinde bir yere hapsetsinler ömründe güneşi hiç görmeyeceksin; ama ben o güneşi yanıma aldım seni kurtarmaya geliyorum Ayşem...
Ne sezar, ne hitler, ne posbıyıklı stalin, nede faresuratlı mao; çözemez, çözemez, çözemez senin derdini Ayşem...
Senin derdini; batılılık delisi sömürge aydınları robert koleji mezunu özgürlük budalaları ve kafalarını çirkin kapitalistlere satmış deve kuşlarıda çözemez...
Senin derdini Ayşem; senin gibi konuşan, senin gibi düşünen, senin gibi yaşayan, velhasıl kelam bizler ÜLKÜCÜLER çözeriz senin derdini...
Anamın anlattığına göre Koca Türk Dünyası'nın küçük bir köyünde doğmuşum senin için doktor yada ilaç
ekmek yada su ne ise benim için MİLLİ DEVLET, KIZIL ELMA ÜLKÜSÜ odur...
Sen benim için; Kırım' lı Bike, Azerbaycan' lı Aybala, Yerköy' lü Fadime hepiniz bizim için birsiniz. Çünkü
bizim kanunumuzda akvaryumlu meyhanelerde sevgilinin kömür karası gözlerine şiir yazmak yok biz çoktan erittik ÜLKÜ denen nazlı gelinin duvağında sülün gibi kızların göz bebeğini Ayşem...
Bizim kanunumuzda geri bıraktırılmış insanımızı, esir milyonlarca soydaşımızı tutsaklıktan kurtarmak için,bu geri kalmışlığa son vermek için birlikte mücadele etmek var...
Bu; ne benim sana ağlayarak, nede dizlerine kapanarak bir yalvarışımdır...
Bu; parmakları çelikten, yürekleri Estergon demirinden, yüz binlerce, milyonlarca MÜSLÜMAN TÜRK ÜLKÜCÜSÜ 'NÜN sana durdurulmaz emridir...
Kendine dön, kendine dön Ayşem... -
09-10-2007, 08:46 AMORUCREISBİZİM OCAKTA
BİZİM OCAKTA
İçin için yanarız biz durmadan
Bin bir şekil bin bir çizim ocakta
Ortalıkta dönüyor iz durmadan
Nice muammaya çözüm ocakta
Seçmeli zamanla karadan akı
İyi kollamalı gül veren bagı
İlim irfan medeniyet kaynagı
İkrarım var derki sözüm ocakta
Filizi olmayan kökü sökeyim
Sevdası olmayan yere dikeyim
Yunuslar misali odun çekeyim
Küllenmeden yansın közüm ocakta
Köz ateş vurdukça kaynasın kazan
Yanıpta kül olsun huzuru bozan
Yapraklar sararıp gelmeden hazan
Ham kalmasın pişsin özüm ocakta
Özü pişirdikten sonra varayım
Yaralı kuş kanadını sarayım
Varıp dostun divanına durayım
Ak olsu isterim yüzüm ocakta
Leksizdir elbet yüzümüz bizim
Sefai namustur sözümüz bizim
Durmadan dövülür özümüz bizim
Nice hamlar pişer bizim ocakta
AŞIK SEFAİ
