Əsas məzmuna keç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

MERSİYE

  1. #1
    Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    32

    MERSİYE

    Hz. Hüseyin ve diğer Ehl-i beyt mensuplarının 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680) tarihinde Emevîler tarafından şehid edilmesinin yıl dönümlerinde düzenlenen matem törenlerinde bu olaydan duyulan üzüntüyü dile getiren, sorumlularına lanetler yağdıran Arapça, Farsça ve Türkçe manzumelerin "mersiyehan" ve "nevhahan" denilen sanatkârlar tarafından besteli veya irticâlî olarak okunması Türk dinî mûsikisinde mersiye adı verilen bir icra tarzının doğmasına sebep olmuştur.

    İlk defa Irak Büveyhî Hükümdarı Muizzüddevle'nin 10 Muharrem 345'te (8 Şubat 963) Bağdat'ta başlattığı matem törenleri, daha sonra İran bölgesi başta olmak üzere Şiî çevrelerinde ve silsileleri Hz. Ali'ye ulaşan Sünnî tasavvuf ve tarikat çevrelerinde yaygınlık kazanmıştır. Ehl-i beyt muhabbeti bütün Müslümanları birleştiren ortak duygu olduğu için Muharrem törenleri birçok Müslüman devlet ve topluluğun resmî veya hususi merasimleri arasında yerini almıştır.

    Osmanlı sahasında mersiye okuma geleneğinin XV. yüzyılda başladığı söylenebilir. Ancak Osmanlılardan önce Anadolu'da varlıkları bilinen gayri Sünnî derviş zümrelerinin muharrem törenlerinden uzak durmaları mümkün olmadığından bu gelenek Anadolu'da XIII. yüzyıllara kadar geri götürülebilir. XV. yüzyıldan itibaren mersiye metinlerinin artmaya başladığı görülmektedir.

    Muharrem münasebetiyle mevlid de okutulurdu. Cumhuriyet öncesine kadar Anadolu'nun bazı şehirlerinde devam eden bu geleneğin XVI. yüzyıla kadar götürülebileceği Hâşimî divanındaki, "Şeb-i âşûrâda mevlid okunup tevhid olunduğudur" başlıklı bir tarih manzumesinden anlaşılmaktadır. Namazdan sonra meydanda iki sıra halinde toplanan cemaatin arasında sebilciler mersiye ve ilâhiler okuyarak su dağıtırdı. Cemaat, Hz. Hüseyin'in hâtırasına hürmeten içinde Esmâ-i hüsnâ ve Yasin sûresinin yazılı olduğu bakır taslarla dağıtılan sudan birer yudum alırdı. Muharrem ayında tekkelerde yapılan zikirlerde okunmak üzere Muharrem ilâhileri adıyla pek çok eser bestelenmiştir.

    İstanbul'da yetişmiş mersiyehanlar hakkında kayıtlara ancak XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ulaşılabilmektedir. XIX. yüzyılla XX. yüzyılın ilk yarısında özellikle mersiyehan olarak şöhret bulmuş pek çok musikişinas yetişmiştir. Ayrıca XIX. yüzyılda İstanbul'da goygoycular adıyla anılan ve Muharrem aylarında sokaklarda aşure erzakı toplayan gruplarla sokaklarda Kerbelâ şehidleri için su dağıtan sebilcilerin mersiye, kaside ve Muharrem ilâhileri okuyarak dolaştıkları bilinmektedir. Son yılların tanınmış zâkirlerinden Hüseyin Sebilci bunlardandır.

    İran sahasında Muharrem törenleri ve mersiye okunması tekkelerde veya Hüseyniyye adıyla anılan özel yerlerde icra edilmektedir. Bunun dışında her türlü dinî toplantı sırasında vaiz veya mersiyehan tarafından mersiye okunması, bu sırada katılanlarca sine dövülerek ağlanması da yaygın bir gelenektir. Evliya Çelebi 10 Muharremde Tebriz ve civarında yapılan matem törenlerinden, bu törenlerde okunan mersiye ve maktel-i Hüseyin'lerden söz etmektedir. Bu törenlerin küçük çapta benzerleri İstanbul'da İranlıların oturduğu Valide, Vezir ve Yıldız hanlarıyla Karacaahmet civarındaki Seyitahmetderesi'nde gerçekleştirilirdi. Halılar, şallar, pençeli bayraklarla donatılan bu mekânlarda desteler tertip edilir, devrin tanınmış mersiyehanları tarafından mersiyeler okunurdu. Destenin ortasında yer alan mersiyehanların daha çok Kâzım Paşa'nın. "Düştü Hüseyn atından sahrâ-yı Kerbelâ'ya / Cibrîl var haber ver sultân-ı enbiyâya" nakaratlı mersiyesini okurlardı. II. Abdülhamid devrinde (1876-1909) sınırlama getirilen bu törenlerin hanlarda yapılanları zamanımızda ortadan kalkmışsa da Şeyitahmetderesi 'nde İranlılar mescidindeki uygulama halen sürdürülmektedir.

    Günümüzde mersiye okuma geleneği her yıl Muharremin 10. günü özellikle Şiî-Ca'ferî Müslümanların çoğunlukta olduğu İran, Azerbaycan, Irak, Lübnan, Ürdün, Yemen gibi ülkelerde, Türkiye'de İğdır'da ve İstanbul Halkalı'da Ca'ferî vatandaşlarca icra edilen matem törenlerinde ve bazı tasavvufî çevrelerde sürdürülmektedir.

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.