Əsas məzmuna keç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Keloğlan Dört Haramilar

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar
    153

    Smile Keloğlan Dört Haramilar

    Bir varmış bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Anasıyla birlikte karınca kararınca geçinip giderlermiş. Bir yıl hiç yağmur yağmamış, kıtlık olmuş. Ekinler tarlada, meyveler dalda, üzümler bağda susuzluktan kavrulmuş. Dereler, ırmaklar kurumuş. Bunun üzerine anası Keloğlan'ı iş bulup çalışarak para kazanması ve kışlık yiyecek alması için kasabaya gitmeye ikna etmiş.

    Anasının hazırladığı yiyecekleri torbasına koyan Keloğlan kasabaya gitmek üzere yola çıkmış. Hava sıcak, kasaba uzak, Keloğlan ormanda dinlenmek için, çimenlere uzanmış ama oracıkta uyuyakalmış. Neden sonra uyanmış, bakmış yiyecek torbası yok. Üzülmüş, dövünmüş, söylenmiş, etrafı aramış, torbayı bulamamış. Çaresiz durumu kabullenip kasabaya doğru yürüyüşüne devam etmiş. Sonunda ormandan çıkıp kasaba yoluna girmiş.

    Keloğlan giderken yol kenarında oturmuş yemek yiyen dört adama rastlamış. Bu adamlar, o bölgede hüküm süren, soygunlar yapan dört haramiymiş. Keloğlan adamlara selam verip yanlarına sokulmuş ki, bir de ne görsün! Torba kendi torbası, yedikleri yiyecekler de anasının hazırladığı yiyeceklermiş. Keloğlan torbasını bu adamların çaldığını anlamış ama bir şey yapamamış. Yanında çakı bile yokken, adamların bellerine astıkları kılıçlara bakakalmış. Konuşmalarından onların harami olduklarını anlamış ama açlık korkuyu yenmiş:

    " Ağalar, karnım çok açtır. Sabahtan beri bir şey yemedim. Yanınıza sokulsam ve iki lokma da ben yesem, he olur mu, ne dersiniz? "

    Haramiler, Keloğlan'a ters ters bakmışlar. Haramilerden biri sormuş:

    " Adın ne senin? "

    " Adım İbrahim ama herkes bana Keloğlan der. "

    " Keloğlan mı? Kel kafandan belli zaten. Biz insanların cebinden parasını, ağzından lokmasını alan haramileriz. Yiyecek torbanı aldık, canını almayalım. Var git uzaklaş, gözüm görmesin seni. "

    Bunun üzerine Keloğlan oradan bir uzaklaşmış ki sormayın.

    Aradan bir ay geçmiş. Keloğlan kasabada odun kırmış, yük taşımış, getir-götür işlerinde çalışmış ve biraz para biriktirmiş. Bu arada haramilerin kasabalılara eziyet yaptığına şahit olmuş. Karşı çıkan olmayınca kasaba meydanında haraç vermedi diye adam dövdüklerini görmüş.

    Keloğlan ayrılmadan önce kasabalıları haramilerden kurtarmaya karar vermiş. Padişaha posta güverciniyle haber uçurmuş. Padişah haramilerin üstüne asker göndermiş. Askerler, haramileri yakalamış ve onları zindana atmışlar.

    Böylelikle Keloğlan biriktirdiği paralarla bir eşek satın almış ve kışlık yiyecekleri bu eşeğe yükleyip, harami korkusu olmadan köyünün yolunu tutmuş.


    SON


    Serdar Yıldırım

Benzer Konular

  1. Keloğlan'ın İkizi
    By Serdar Yıldırım in forum Ədəbiyyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-16-2014, 10:28 PM
  2. Keloğlan Denizler Padişahına Karşı
    By Serdar Yıldırım in forum Ədəbiyyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-13-2013, 12:38 PM
  3. Dört mum
    By Baku in forum Xəbər Lenti
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-06-2013, 08:42 AM

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.