bu günlerde dünyanın her yerinde Azerbaycanin dahi şairi Nizami Gencevinin yaradiciliqi ile bagli konfranslar keçirilir. Gelin bu böyük şairimizi biz de anaq. Nizami Gencevi (1141 - 1209, esl adı İlyas) adından da göründüyü kimi Azerbaycanın Gence şeherinde anadan olmuşdur.
[
dahi şairimiz Nizami Gencevi
Printable View
-
01-24-2007, 12:49 PMfidan494dahi şairimiz Nizami Gencevi
-
01-24-2007, 12:50 PMfidan494ardi
Nizami Gencevi
[1140-1209]
Azerbaycan xalqinin büyük şair ve alimi olan Nizami Gencevi dünya edebiyatının Ömer Xeyyam, Homeros, Shakespeare, Dante ve Puşkin kimi büyük qelem ustalarından biridir. Nizami'nin Xemse'si (Beşlik) ve bu Xemse'ye daxil olan eserler ozunden sonra bir çox meshur şair (Füzuli ve Nevai daxil) terefinden teqlid edilmişdir. Hamse'ye dahil olan eserler:
Sirler Xezinesi
Xosrov ve Sirin
Leyli ve Mecnun
Yeddi Gozel
İsgendername
[
Dünyanın damarını kim tutsa Isa kimi,
Insaf ve edalet ile olar dünya hakimi,
Dünyaya fateh olmaz zulüm ile rezalet,
Yer üzünün fatehi adalettir, adalet!
Her şey kainatta cezbe bağlıdır,
Alimler bunu esq adlandırır.
Ruhunun aynasından pak olsun koy varlığın,
Qırx günün acısından gülsün bextiyarlığın,
Insan oğlu qazanar zındanda da şan-şeref,
Getirmişdir Yusife qaranlık zından şeref.
Kölelik zencirini acısız atmak olmaz,
Iztırabsız, ezabsız şerefe yetmek olmaz.
Xanende bestesiz serqi söylese,
Söz ile kamança güler o sese.
Agıllı adamın söyledikleri
Yer altına düşse, yetmez deyeri.
Sözün de su kimi letafeti var
Her sözü az demek daha xoş olar.
Sözün qanadları var quş kimi ince-ince
Dünyada söz olmasa, neye gerek düşünce.
Dost ona deyerler sirr saxlayar perde tutar
Düşmen rüzgar kimi her zaman perde yırtar.
Eqrebin düşmenliyi beterdir ejdehadan
Ejdeha açıq vurur, eqreb gizli her zaman.
Seni boğmaq isteyen derin düşmen
Cahil dostdan yaxsidir, bunu bele bil sen.
Torpaga merhemet xeyirdir inan
Lütfetsen gül verer, zülm etsen tikan.
Sene ne eylese ovladın, inan,
Onu görecekdir öz ovladından.
Menim uçun üstünde gül olan tikan,
Yaxsidir meyvesiz selvi ağacından.
İnsan bu dünyada daimi yaşar,
Yurdunda bir evlad qalsa yadigar
[
(Nizami Gencevi Yer kürresinin yuvarlaq olduğunu ve firlandigini Coopernic ve Galilei'den çok evvel bilirdi. Nizami eyni zamanda Saturn ulduzunun oz dairesinin olduğunu 11. yuzillikde aşağıdaki cümle ile ifade etmisdir: "Qısa bir zaman içerisinde Saturn dairesi ile Yer küresinin merkezi arasında movcud butun elmleri öyrenerek, tüm elmlerin ümmanı oldum". Saturn dairesi cox sonralar Avropa'da Galileo Galilei terefinden tapilmisdir.) -
01-24-2007, 01:16 PMzafercan
fidan anlayamadım yada yanlış anladım herhalde fuzüli-nizami genceyimi taklit etmiş dedin.
-
01-24-2007, 01:19 PMfidan494Evet, Fuzuli Nizami Gencevini taklit etmisdirAlıntı:
zafercan Nickli Üyeden Alıntı
-
02-08-2007, 01:20 PMzafercan
nizami genceviyi bende biraz araştırdım; leyli ile mecnun isimli çox güzel bir eserini sizinle paylaşmak istiyorum;
Nizami Gencevi
LEYLİ VE MECNUN
LEYLİ İLE MECNUNUN SEVİŞMESİ
Her gün parladıkca sübhün güzgüsü
Doğardı şerkin de Yusif üzlüsü
Öz reyhan köksüne turuncu felek
Kızıl bir turuncla verirdi bezek
Leyli de behs edib turunc felekle
Turunc çenesini alardı ele
Turunclu gördükce kalk o nigarı
Açıldı eşkinin yetişmiş narı
O teze turunca bakdığı zaman
Turunc tek elini keserdi insan
Keys onun turunca benzer üzünden
Saralıb narınca dönmüşdü bilsen
Narıncla turuncun etri dünyada
Dostlar damağını getirdi dada
Böylece bir müddet gelib dolandı
Bu iki nazenin odlara yandı
Çekib kılıncını zalım mehebbet
Bu genc ürekleri eyledi karet
Ürek evezinde kem verdi yalnız
Ürekle sebri de apardı vaktsız
Onlar bir-birine könül verdiler
Tezce dilden-dile düşdü bu keber
Her yandan yırtıldı bu gizli perde
Bu sirr ezber oldu bütün dillerde
Bu kemli dastanın sergüzeştinden
Her ağız bir parça deyirdi bezen
Aşikler çalışıb çok elleşdiler
Ki alem tutmasın bu sirrden keber
Lakin bağlansa da etir şişesi
Yene duyulacak koş rayihesi
Eşke mehrem olan ruzgar kefleten
Götürdü perdeni eşkin üzünden
Keyli sey eledi oğlan da kız da
Bu sirr dolaşmasın dilde ağızda
Bu seyin olmadı faydası bir az
Güneşi palçıkla kapamak olmaz
Göz kemze okunu atsa aşikar
Bu sirri perdeyle örtmekmi olar?
Zülfü min halkalı zencirse eger
Könül vurulmakdan başka ne eder?
Sonra gelecekçin sözleşirdiler
Bezen oğrun-oğrun gözleşirdiler
Aşiklik olalı Keysin murazı
Eşkin kemendine keçdi boğazı
Bir kelb ovçusuydu Keysin nigarı
Uçub dağılmışdı sebri kerarı
Bezen ortalıkda olsa da söhbet
Yakırdı kelbini yene de möhnet
Bir gün derd elinden yoruldu ürek
Tüluklar yırtıldı yıkıldı eşşek
Eşkden kebersiz adamlar ki var
Onu "Mecnun" deye çağırırdılar
Biçare Keys de elacsız kaldı
Bu "Mecnun" sözünü üstüne aldı
O keder artdı ki tene yarası
Gizlendi deliden o ay parası
O keder it kimi hürdü avamlar
Çemenden ayrıldı o ahu nigar
Hicrana dözmedi Leylinin kelbi
Akdı göz yaşları inciler kimi
Mecnun görmedikde Leylini bezen
Bir sel akıdardı her kirpiyinden
Gözünde kem yaşı üreyinde kem
Küçeni bazarı gezerdi sersem
Ürek parçalardı onun neğmesi
Aşikler sesiydi Mecnunun sesi
Gezende ardınca bağırardılar
-Mecnun! Mecnun! - deye çağırardılar
O da bu teneden kemler yeyerek
Perişan gezerdi divaneler tek
O eşşek sürürdü zeif boyunla
Eşşeyi de getdi ip de onunla
Öz kelbini bölüb benzetdi nara
Ki Leyli söylesin "Ey kelbi para"
Çalışdı sirrini bilmesin eller
Lakin kelb oduna kim döze biler?
Beynine sıçradı kelbinin kanı
Aşikin derdini üzünden tanı
O yar derdindeydi ondan yar uzak
O kem içindeydi kemküsar uzak
Gözüne şam kimi yuku gelmezdi
Gece de gündüz de o dincelmezdi
Üzürdü canını bu bela bu kem
Ne bir can dermanı ne de bir melhem!
Umudla kesd edir o öz canına
Başını çırpardı yar eyvanına
Seher ayakyalın baş açık yalnız
Çöllere kaçardı o vaktlı-vaktsız
O yarın kuluydu yarsa zindanda
Bir kelb döyünürdü o iki canda
Dilinde her gece hicran kezeli
Pünhan aktarardı nazlı gözeli
Onun kapısını öpüb her gece
Yene kayıdardı ordan gizlice
Gedende yel kimi eserdi o bil
Geri kayıtması çekerdi bir il
Geden baş kuşu da vurub öterdi
Gelen baş yolunda tikan biterdi
Geden baş sellere benzeri vardı
Gelen baş yolları çukur olardı
Gezerdi cananı ayağı qabar,
Ele bil altında yorğa bir at var
Evine dönende deyirdi ürek:
Karşımda kuyu var arkamda külek
Bekt el uzatsaydı ona bir yerde
O öz yuvasına dönmezdi bir de -
11-09-2007, 06:00 PMAnel
Nizami Gəncəvi Yaxın və Orta Şərq ədəbiyyatında yeni bir ədəbiyyatında yeni bir ədəbi məktəbin əsasını qoyan dahi Azərbaycan şairi və m
-
11-15-2007, 04:47 PMAnel
Nizamidən sonra Azərbaycan və Yaxın Şərq xalqları ədəbiyyatında "Xəmsə"yə cavab yazmaq geniş bir ədəbi ənənəyə
