Əsas məzmuna keç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

MSN Sohbetlerine Niçin Doyum Olmaz?

  1. #1
    Moderlər Deli_UREK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yer
    Latvia Riga
    Mesajlar
    1.485

    MSN Sohbetlerine Niçin Doyum Olmaz?


    Dünyada hiçbir şey kararında kalmadığı gibi hiç bir şeyde mükemmel değildir. Hayat lezzet verdiği gibi elemde verebiliyor. Nefis,şeytan,varlık,yokluk,bela ,musibet ve hastalık ile imtihan edilen insan haliyle keder,elem, acı, ayrılık ve kırgınlıklara maaruz kalabiliyor.. Bu durumlarda mutluluk ve huzur ibresi ister istemez düşüşe geçiyor.Bu geçici kaybetme kuşağına girenler, mutluluğu, saadeti, huzuru, neşeyi ve muhabbeti bulmak ümidiyle sanal alemlerin kapılarını çalmaya başlıyorlar....Eşiyle küçük sürtüşmeler,küçük kavgalar,geçici soğukluklar ,nefsi kırgınlıklar,zamanlı ve zamansız ilgisizlikler yaşayan bay veya bayanlar hemen soluğu internette oyun,chat ve arkadaşlık sitelerinde alıyorlar.Bu sitelerdeki erkeklerle etkileşim sonucu sevgi ,muhabbet ,ilgi alaka ve iltifatın büyüsüne kendini kaptırmayan kadın sayısı pek azdır. Bazı kadınların belki evlilik ve mutluluğunda sorun yoktur ama karşıdaki erkekten birkaç tatlı söz duyunca hoşuna gidiyor, devamını istiyor, talep ediyor, bitmesin istemiyor. Birde eşinden duymamışsa bu süslü ve ağdalı sözleri salıyor yelkenleri. Tatlı sözlerle kadının gönül kapısını açan erkek ise dalıyor yağmalamak için kalbine, ruhuna hayatına, mahremiyetine. Bediüzzaman Hazretleri de mektubat adlı eserinde gayri meşru lezzetlerle baştan çıkan insanların, yalancı bir iştiha yüzünden haram lezzetlere asla doymayacağına dikkat çekmektedir.

    Aslında kadınların erkeklerden bulduğu ilgi ve alaka çıkar odaklı olduğu gibi aldıkları lezzetlerde hep yalancıdır.Çünkü orda ki insanların menfaatleri, çıkarları yalan üzerine kurulmuştur.Yalancı iltifatların ve muhabbetlerin vereceği ise yalancı bir iştihadır….Yalancı iştihalarda küçük lezzetler olsa da o yalancı iştihalar karın doyurmaz..Karın doyuracağını zanneden kadınlar ise bulduğu yalancı iltifat ve sözlere hemen kapılır. Ganimet ve mükemmel bir insan bulmuş gibi o iltifatlara, sözlere veya kişilere yavaş yavaş bağlanmaya başlarlar.. Aşık olduğu sanal alemde ki kişi ve hayat gerçek değildir. Doyurmaktan ziyade süslü cümlelerle oyalayan,tatlı sözlerle aldatan , yalancı iltifatlarla sinsi planlar kuran ve mutluluk ütopyaları vaat eden erkeklerin sohbetleri o mutluluk dilencisi kadınlar için artık vazgeçemez hale gelir..

    Halbu ki, vazgeçemediği erkeğin sohbet ve muhabbetinden aldığı iştiha yalancı bir iştihadır. Yalancı iştiha kadınları doyurmadığı gibi hep açmış hissi vererek
    sohbetin ve birlikteliğin bitmesini fırsat vermez... Kadın erkeğin tatlı sözlerini ve muhabbetleri yedikçe yemesi gelir.

    Nasıl ki zina, içki, kumar uyuşturucu bağımlısı olan insanlar bu gayri meşru lezzetlerin yalancı iştihası yüzünden asla doymazlar. Zinakar bir adam her gün bir kadınla yatsa da arzuları tatmin olmaz.. Bu ilişki bana bir ay yeter. Arzu ve heveslerim tatmin oldu demez. Aksine nefsi daha yok mu der. Yâda Alkol bağımlısı bir insan düşünün. “İçtiğim bu içki beni 1 ay idare eder. Bir ay sonra bir şişe daha devirsem yeter” demez.

    Aynen öylede içki, kumar, uyuşturucu vb gibi haramlarda bulunan bu bağımlılık ve müptelalık hali internet üzerinden ya da tel üzerinden bir erkek ya da kadınla yapılan gayri meşru sohbetlerde de vardır. Bu görsel ve iletişim sohbetleri de bire bir ya da dolaylı olarak zina halidir.. Kadın, sevgi, muhabbet ve tatlı söz ihtiyacını hep bu yalancı iştiha ile doyurmaya çalıştığının farkına çoğu zaman varamaz. Yalancı iştiha onu oyaladıkça oyalar. Karşısında ki erkek hep konuşsun ben dinleyeyim der. MSN sohbetlerine bir türlü doyum olmaz. Bu, “gayri meşru sohbetler ” kadını çocuktan, eşten, evden, dürüstlükten, namustan eder. Kendi sevdiklerinin varlığını unutturur.

    Sanalın yalancı iştihası ile doymayan bazı kadınları ise bulundukları süreç gerçek zinaya götürür.
    Bazı bayanlar ise vicdanının ferasetiyle ve erkeğin gerçek niyetini sezerek hakikati anlar.
    Erkeğin gerçek niyetinin anlaşılmasında kadınla aralarında şöyle bir sahne yaşanır.
    Erkek: “Seni çok sevdim, seninle mutluluğu ve saadeti buldum. Artık son sahneyi çevirelim.
    Kadın:”Son sahne nedir.
    Erkek: Yatak sahnesi!
    Kadın şaşırır.!
    Erkek: “Şaşıracak ne var ki, her türk filminde bu sahne vardır.
    Kadın: “Senaryoda böyle bir şey yoktu ki ! Sadece ikimizin temiz kudsi ulvi aşkı vardı.
    Erkek: “Valla bilmem Şehvet yönetmeni koymuş yatak sahnesini, Hissiyat ve arzu rejisörüm ise onaylamış.
    Erkek: Ya kabul edersin ya da bu iş biter. Seni silerim.
    Bu teklif ve sözler karşısında uyanan kadın kendi kendine der: “Demek ki ben yalancı bir iştiha ile baştan çıkmışım ve aldanmışım”. Kadının gözü açılır, tatlı sözlerine ve vaatlerine müptela olduğu adamdan kendini koparmaya çalışır, Erkeğe teslim olmayıp uyanan bayanların sahneleri böyle iken;

    Erkeklerin tatlı sözleri ve iltifatlarıyla yalancı iştihası doymayan kadınlar ise şehvet arzu ve hislerinin baskısı sonucu o büyülü halinden uyanamazlar zevk ve heyecan gelecek yerden namus ve şeref esirgenmez” diyerek erkeğin yatak sahnesinde başrolü oynar. Gösterdiği yatak performansı sonucu şeytanın verdiği zillet ve rezillik oscarını kazanır. Mutsuzluk vehmine ve sendromuna tutulunca soluğu chat odaları ve oyun sitelerinde alan bayanlar bilmelidir ki, onların aşık olup bağlandığı insanları kuran şöyle tarif ediyor. “Şehvetlerine uyanlar sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler” (en-Nisa, 4/27) Kimi neyi niçin niye sevdiğini dikkat edin. Sevmek helal olunca güzeldir haram olunca zehir zıkkım bir gazeldir.Vesselam

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.