yesterday Nickli Üyeden Alıntı
Thomas Carlyle; ‘Sessizlik, içinde mükemmel şeylerin bir araya gelip şekillendiği biricik elementtir.’ Demiş.
Bir kitapta okuduğum bu söz üzerinde biraz düşünmek istedim. Genelde şöyle başlar yaşam öykülerini anlatan konuşmalar ‘bütün yaşamı boyunca mücadele etmiş biri olarak…’ aslında, herkes bütün yaşamı boyunca mücadele etmiştir, yaşamak mücadele etmekle eş anlamlıdır günümüzde… Mücadele etmediklerini düşündüğümüz dilenciler, alkolikler, köprü altında yaşayanlar bile kendilerine göre bir mücadele içindedirler ve mücadele olan yerde de mutlaka bir kazanan ve bir de kaybeden vardır ya da kazandığını ya da kaybettiğini düşünen…
Yaşam söz konusu olduğunda kim, ‘ben hiç mücadele etmedim’ diyebilir ki… Sonu nasıl biterse bitsin, her insanın bir öyküsü vardır…
Bir şeyi kazanma hırsıyla yanıp tutuşanlar mı ona daha kolay sahip olmuşlardır, yoksa sessizce bekleyenler mi? Bir arzuyu yüksek sesle dile getirip ona doğru koşanlar mı kazanır, yoksa sessizlik içinde mükemmel şeylerin bir araya gelip şekillenmesini bekleyenler mi?
Sessizliğin içinde mükemmel şeyler bir araya gelebilir mi? Günümüz dünyasında kıyasıya bir rekabet yaşanırken ve neredeyse agresif olmayanların, pasif ve işe yaramaz olarak adlandırıldığı bir çalışma kültürüne doğru giderek artan bir tempoda yol alırken sessizlik ne kazandırabilir ki?
Kazanan tutumlara baktığımızda iki türden de örnek görebiliyoruz, agresif mücadeleci insanlardan da (ki bunlara A tipi insanlarda deniyor ), yumuşak başlı, sakin yaradılışlı insanlardan da (bunlarda B tipi olarak adlandırılıyor) mesleklerinde başarılı olup üst basamaklara tırmananlar var.
Bu gün geldiğim noktada hedefe ulaşmak için agresif yöntemlerle çalışanlar ve sessiz sakin bir tutum izleyenleri gözlemlediğimde, agresiflerin hedeflerine ulaştıklarında aslında çoğunlukla kaybettiklerini, sessiz ve sakin görünümlü olanların daha az emekle daha başarılı olduklarını, hedeflerine daha kolay ulaştıklarını ve her şeyden önemlisi en azından umduklarını bulamasalar bile agresif tavırdakilere göre çok daha az pişmanlık duyduklarını yada hiç pişman olmadıklarını görüyorum.
Bir de hedefe ulaşıldığında ve sonrasında duyulan keyiflerinde farklı olduğunu düşünüyorum. Agresifler ilk anda daha müthiş bir doyum hissedebiliyorlar ancak giderek, hedefe ulaşmanın verdiği haz azalıyor ve belki bir süre sonra hedefe ulaşmak için ödenen bedel göz önüne alındığında başarıdan duyulan haz duygusu yerini zamanla pişmanlığa bırakabiliyor. Sessiz ve sakin bir tavırla hedeflerine ulaşanlar belki, başlangıçta öyle büyük bir haz duymuyorlar ama zaman onların lehine çalışıyor ve sessizliğin içindeki mükemmel şeyler tekrar tekrar bir araya gelerek giderek artan bir haz duygusu oluşuyor ve en iyi sonuç meydana geliyor…
En iyi sonuç, kaybedenin olmadığı bir sonuçtur.
Size göre sessizlik içinde mükemmel şeyler bir araya gelebilir mi?