Yok yok böyle olmaz.
Aklıma bu geldi işte başka da yok.
İki gündür bakıyorum foruma ama nerden başlasam diye düşünüyorum sadece, nasıl başlayacağımı bile bilmediğim için başlamıyorum ya da başlayamıyorum.
Eyvallah
Sayt Yoxlaması..
Printable View
-
04-24-2007, 11:51 AMElif
-
04-24-2007, 01:51 PMyeshu
Biz insanları nasıl da güzel betimliyor değil mi bu sözler!
Kavgacı insanın dırdırı
Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.
Böyle birini dizginlemeye kalkmak,
Rüzgarı ya da yağı elle tutmaya çalışmak gibidir.
Demir demiri biler... insan da insanı...
Su görüntümüzü nasıl yansıtıyorsa,
Yürek de insanın içini yansıtır... -
04-24-2007, 02:06 PMyeshu
Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var,
Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var,
Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var,
Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var,
Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var,
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var,
Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var,
Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var,
Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var
Hayat işte bu ikililer arasında gidip geliyor... bazen suskun kalmalıyız, bazen de konuşmalı... bazen yas tutmalıyız, bazen de oynamalı... Yani her zaman hayat 'laylaylom' değil... Tek bir mevsim yok, hayatta da tek dönem yok... dönemler var... hepimiz değişik süreçleri yaşıyor olabiliriz...
Öfke üzerine: 'Öfkelenin, ama öfkenizin üstüne güneş batmasın' sözleri boşuna söylenmemiş... Yani öfkelenmek hakkımız, ama güneş batmadan (yani gün dolmadan) öfkemizi dindirmemiz gerekir...
Dil üzerine: Sözleriyle hata yapmayan kişi, bütün bedenini de dizginleyebilen kişidir. Bize boyun eğmeleri için atların ağzına gem vururuz, böylece de bütün bedenlerini yönlendiririz. Gemiler çok büyüktür, ama o koca gemileri küçücük bir dümen yönlendirir. Dümenci nereye istese yönlendirebilir. Dilimiz de bunun gibidir... Bedenimizin en küçük üyesidir, ama bizi yönlendirebilir. Küçücük bir kıvılcımın tüm ormanı yakması gibi... İnsanoğlu herşeyi evcilleştirdi, ama dili evcilleştiremedi. Dilimizle yaparız ve yıkarız... Hem söveriz, hem de överiz... Ama bu doğru mu? Bir gözeden hem tuzlu hem de tatlı su akmaz! İncir ağacı zeytin veremez ki!
Herkese selamlar -
04-24-2007, 04:22 PMKerkuk-Qizi:P saha yaptim ben :roll: :wink:Alıntı:
yeshu Nickli Üyeden Alıntı
-
04-24-2007, 11:39 PMyesterday
Thomas Carlyle; ‘Sessizlik, içinde mükemmel şeylerin bir araya gelip şekillendiği biricik elementtir.’ Demiş.
Bir kitapta okuduğum bu söz üzerinde biraz düşünmek istedim. Genelde şöyle başlar yaşam öykülerini anlatan konuşmalar ‘bütün yaşamı boyunca mücadele etmiş biri olarak…’ aslında, herkes bütün yaşamı boyunca mücadele etmiştir, yaşamak mücadele etmekle eş anlamlıdır günümüzde… Mücadele etmediklerini düşündüğümüz dilenciler, alkolikler, köprü altında yaşayanlar bile kendilerine göre bir mücadele içindedirler ve mücadele olan yerde de mutlaka bir kazanan ve bir de kaybeden vardır ya da kazandığını ya da kaybettiğini düşünen…
Yaşam söz konusu olduğunda kim, ‘ben hiç mücadele etmedim’ diyebilir ki… Sonu nasıl biterse bitsin, her insanın bir öyküsü vardır…
Bir şeyi kazanma hırsıyla yanıp tutuşanlar mı ona daha kolay sahip olmuşlardır, yoksa sessizce bekleyenler mi? Bir arzuyu yüksek sesle dile getirip ona doğru koşanlar mı kazanır, yoksa sessizlik içinde mükemmel şeylerin bir araya gelip şekillenmesini bekleyenler mi?
Sessizliğin içinde mükemmel şeyler bir araya gelebilir mi? Günümüz dünyasında kıyasıya bir rekabet yaşanırken ve neredeyse agresif olmayanların, pasif ve işe yaramaz olarak adlandırıldığı bir çalışma kültürüne doğru giderek artan bir tempoda yol alırken sessizlik ne kazandırabilir ki?
Kazanan tutumlara baktığımızda iki türden de örnek görebiliyoruz, agresif mücadeleci insanlardan da (ki bunlara A tipi insanlarda deniyor ), yumuşak başlı, sakin yaradılışlı insanlardan da (bunlarda B tipi olarak adlandırılıyor) mesleklerinde başarılı olup üst basamaklara tırmananlar var.
Bu gün geldiğim noktada hedefe ulaşmak için agresif yöntemlerle çalışanlar ve sessiz sakin bir tutum izleyenleri gözlemlediğimde, agresiflerin hedeflerine ulaştıklarında aslında çoğunlukla kaybettiklerini, sessiz ve sakin görünümlü olanların daha az emekle daha başarılı olduklarını, hedeflerine daha kolay ulaştıklarını ve her şeyden önemlisi en azından umduklarını bulamasalar bile agresif tavırdakilere göre çok daha az pişmanlık duyduklarını yada hiç pişman olmadıklarını görüyorum.
Bir de hedefe ulaşıldığında ve sonrasında duyulan keyiflerinde farklı olduğunu düşünüyorum. Agresifler ilk anda daha müthiş bir doyum hissedebiliyorlar ancak giderek, hedefe ulaşmanın verdiği haz azalıyor ve belki bir süre sonra hedefe ulaşmak için ödenen bedel göz önüne alındığında başarıdan duyulan haz duygusu yerini zamanla pişmanlığa bırakabiliyor. Sessiz ve sakin bir tavırla hedeflerine ulaşanlar belki, başlangıçta öyle büyük bir haz duymuyorlar ama zaman onların lehine çalışıyor ve sessizliğin içindeki mükemmel şeyler tekrar tekrar bir araya gelerek giderek artan bir haz duygusu oluşuyor ve en iyi sonuç meydana geliyor…
En iyi sonuç, kaybedenin olmadığı bir sonuçtur.
Size göre sessizlik içinde mükemmel şeyler bir araya gelebilir mi? -
04-25-2007, 12:19 AMadem52
selamün aleyküm arkadaşlar ben geldim ve kimse yok burda :D
-
04-25-2007, 12:20 AMAhdesKorkma ben burdayım :DAlıntı:
adem52 Nickli Üyeden Alıntı
-
04-25-2007, 12:21 AMyesterdayİyi akşamlar adem arkadaşım hoş geldinAlıntı:
adem52 Nickli Üyeden Alıntı
-
04-25-2007, 12:33 AMadem52
hoşbulduk allah razı olsun sizi burda görmek ne güzel efendim bi an kendimi yalnız hisstmiştimde iyiki burdasınız :D
-
04-25-2007, 12:38 AMyesterdayAnladığım kadarı ile benden pek hoşlanmadın....Alıntı:
adem52 Nickli Üyeden Alıntı
