- .
.Sesli Dinle
[
Ey Dedim Sustum
Yürüdüm
yüreğimin yollarına sererek hıçkırıklarımı
yağmur yağmur tomurcuklara yağdı gözyaşlarım
en içli sevdalarla beslerken yüreğimi
duygularımı aşkın denizine düşürdüm
acılarki zemheri kadar karlı, bir yol gibi uzun
kimseler görmesin diye
gözlerimde sel sel taşan yalnızlığı
kimseler duymasın diye sesimi
ışık sızmayan bir bodrumun karanlığına gömdüm yüzümü
ey dedim sustum
hey dedim sustum
ah dedim sustum
vay dedim sustum
unutsun yollar beni
unutsun güvercinim
öldüm
kirletilmiş gökyüzüne savurarak hayallerimi
yükleyip cesedimi yüreğimin ağrılarına
kayboldum korkunç uğultusunda rüzgarların
acının sevinçle kucaklaşacağı zamanlara saklamak için gözyaşlarımı
bir yıldızın karanlığa gözkırptığı gecelere bıraktım anılarımı
dertlerimi denizlere saldım ki; alıp götürsün uzak bir kıyıya gemiler
Ey hayat kırgınım sana
hüznüm yırtık gömlek gibi duruyor her gün sırtımda
kırılgan bakışlarımda hüzün sızıyor aynalara her gece
ne kimselere anlatacak bir öyküm var, mutlulukla başlayan
ne de bir sevinç, gözlerimde bahar yeşili umutlar taşıyan
suların ötesinde bir çiçek büker boynunu her akşam adı gül
kokusu gül, rengi gül, gözyaşı gül, iki gözü iki çeşme
mutsuz, avuntusuz ve suskun
dudağında yitirdim şarkılarımı, şiirlerimi o aşkın
ey dedim sustum
hey dedim sustum
ah dedim sustum
vay dedim sustum
unutsun yollar beni
unutsun güvercinim
ey gecelerinde kahrolduğum hayat
sokaklarında sırılsıklam ıslandığım şehir
artık bu yerlere sığamıyorum
gökyüzünde katar katar turnalar göçüyor sılama
turnalar gidiyor ben kalıyorum
uyku tutmuyor geceleri
yitik düşlerimin gölgesine sığınıyorum
gölgeler gidiyor ben kalıyorum
bilki göçmen hiç bir kuş uçamaz kanatları kırıksa
hasretim ince bir yoldur yangınlara
kırıldı kendime saklaya saklaya içimdeki gül
tut ellerimden ikigözüm alıp beni sevinçlere götür
vefasız dünyanın ihaneti bitirdi beni
ardına saklanacak gölgemde yok
sevinçler dağıtırken acılar toplayan bir çardak kuşuyum şimdi
şimdi ömrüm, saçlarım kadar karlı ve puslu
hüzünlü bir ırmaktır şimdi yanaklarımda yüreğime akan
bilki artık hiç bir şey avutmuyor beni
şefkatine sığındığım sıcak bir kucak bile
ezilmiş gelinciklerin çığlığında gizledim sesimi ve gözyaşımı
kırların ürperişi gibi dökülüyor dudağımda sözcükler
hıçkırıklar boğazıma tıkanıp kalıyor her defasında
her defasında dudağımda binlerce şiir kanıyor
binlerce şiir yanıyor içimde her defasında
ah yaralı güvercinim
içime vurma kanatlarını
ya topla git yaralı kanatlarını içimden
ya gittiğin yere benide götür...
kimse aldırmıyor artık sevdalara ah gönül
duygular mı köreldi? biz mi yetimiz ah!
acının ve aşkın kesiştiği yerde
avcıların sarp kayalara sürdüğü iki ceylan gibi kaldık
tutup kime anlatsak acıyan yanlarımızı
yaralarımız ağıt olur uçar gökyüzünün boşluğuna
yüreğimin içini sevgi ile doldurup yakmak geçiyor içimden
ve savurmak küllerini her sabah seher yellerine
kurtulmak için prangalardan
bilirimki, yaşamak saralı bir sancıdır sancıyan yaralara
ey dedim sustum
hey dedim sustum
ah dedim sustum
vay dedim sustum
unutsun yollar beni
unutsun güvercinim
ah yaralı güvercinim
yüreğimin ince sızısı benim
gidiyorum işte
hep üşüdüğüm bu hayat sahnesınde
gözlerimde iki yetimlik ah
gidiyorum
yolculuklara hüzün rengi veren şiirlerle
kan rengi şarkılar bırakıyorum kalanlara
gölgemde yok arkasına saklanayım
sayki ben hiç ağlamadım, gülmedim
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
tatmadım sevgiyi, acıyı, ihaneti
sayki ben hiç doğmadım, yaşamadım, ölmedim
yokum artık yokumsayın beni
ölmüş gibi değil, hiç doğmamış gibi
Nuri CAN
10 sonuçtan 1 ile 10 arası
-
08-01-2007, 03:28 AM #1Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
Sustum! (çok özel şiirler)
- .

SESLİ YORUMLARI dinle
[
[
Sustum!
"Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı"
Herkesin konuştuğu bir dünyada
ben sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...
Sustum!
Bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...
Sustum!
Tam acılarımı haykıracaktım ki,
sustum
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin...
içimdeki volkanları boğarak sustum!
açmadım kimselere yüreğimi
hançeri sadece kendime sapladım
sapladım ve sustum!
hüznü yüzümde,
acıları gözlerimde topladım sustum!..
Sustum!
sustu dudağımdaki şarkı,
gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız!
Saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor...
Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara her gece
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi
kimse bilmiyor...
Sustum!
tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse görmüyor
Ne zaman
dudaklarından öpmeye kalksam hayatı
saçlarını koklasam rüzgarların
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
kimse silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor
Sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret, sustu zaman
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse duymuyor
Sustum!
İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudağımdaki şiir
gözlerimdeki nehir
gönlümdeki yara
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben
Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
Ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor dışarda inleyen rüzgar
yıldızlar küs
ay üzgün
yağmur dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor
kimse duymuyor
sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret,
sustu hayat, sustu zaman
acılar konuşuyor yalnız
acılarım konuşuyor
kimse duymuyor...
duymuyor...
duymu...
duy...
Nuri CAN
[
.
-
08-01-2007, 03:57 AM #2Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
-
08-01-2007, 03:59 AM #3Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
Ben Sustum Sen Anlat Dünyaya Acılarımı
Uzun saçlı ateşlerde yandı hayallerim
bu yüzden hangi dala tutunsam yapraklar üşüyor
sonbahara düşüyor gölgem
devrilmiş ağaçlar gibi duruyor boynum bu yüzden
tutunduğum bütün dallar kırık
bütün yollar tutulmuş
ne yana dönsem deli rüzgar sarhoşluğu
ne yana dönsem uçurum boşluğu
bütün mevsimler sonbahar
bütün ayrılıklar kar
gelme ey yar
ey sevdalı mevsimlerin yaralı kızı
Gülbahar
Ben uzak dağbaşlarında ürpererek açan papatyayım
her koklayış bir sancı, her dokunuş bin acı
hasret bulutları gözlerimde duman duman
yağmur olur yağarım, sis olur ağarım uçurumlara
her gece yıldızlarla dertleşirim
rüzgarlara anlatırım acılarımı
sulara, ırmaklara, söylerim özlemlerimi
ve seni sevdiğimi
kirpiklerimden süzülen damlalar sızlatır yüreğimi
oturup ağlarım nisan yağmurları gibi...
Ben uzak dağ başlarında açan yapayalnız bir papatyayım
söyle ey rüzgarın sesi uçurumlar saklarmı yaraları
çözülmüşüm, dağılmışım
ne yana dönsem sonbahar
ne yana dönsem uçurum yaraları
şimdi başımda kar
dalımda rüzgar
gelme ey yar
ey yar
ey sevdalı mevsimlerin yalnız kızı
Gülbahar
Dört yanım riya
dört yanım ihanet
her gün bir kahpelik vurur beni sırtımdan
bu yüzden dinmiyor kanaması kalbimin
Susmak kırgınlıksa
sustum işte ey yar
bir dağbaşı ıssızlığı gibi sustum
yüreğim baştan başa kahpeliklerin isyanında kor
Gelirsen hüzünlerime gel, özlemlerime gel
al sinene sar beni
kirlenmemiş bir sevginin kundağına sar
acılarımı acılarına kat
ben sustum sen anlat dünyaya acılarımı ...
Nuri CAN
.
-
08-01-2007, 04:02 AM #4Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
- .
Sustum ve Gülümsedim..
Sustum ve gülümsedim..
bir çığlık kanıyor demedim,
en derininde yüreğimin...
Gülümsedim...
gülümsedim ve sustum...
içimdeki volkanları boğarak...
Sustum ve gülümsedim..
susturarak içimdeki sabır taşını
hüznü yüzümde,
acıyı gözlerimde toplayarak...
Demedim kimselere
bir çığlık kanıyor,
en derininde yüreğimin...
bilirim acının dili olmaz...
Sustum!
sadece sustum ve gülümsedim!
bastırarak içimdeki depremleri...
hançeri sadece kendime sapladım.
sapladım ve sustum!...
Görmedi kimse,
kimselere göstermedim.
içime akıttığım gözyaşlarımı...
öldürdüm,
ıslatmadan kirpiklerimi...
Ama ağlamadığım hiç bir çiçek
konuşmadığım hiç bir yıldız kalmadı
bu şehrin parklarında...
İnadına,
açmadım yüreğimi kimselere
kimselere ağlamadım, inadına
hançeri sadece kendime sapladım.
sapladım ve sustum!...
sustum ve gülümsedim!...
Sadece sustum ve gülümsedim!
boğarak içimdeki dalgaları...
kıyısız denizler gibi...
Sadece sustum… sustum ve gülümsedim!...
gülümsedim ve sustum içimdeki çocuğa!...
açan çiçeğe, uçan kuşa, gökteki aya!...
yüreğim kan ağlarken de gülümsedim.
gülümsedim acılara, ihanetlere…
gülümsedim baharlara!...
yağmurlara,bulutlara
rüzgarlara, sulara
gülümsedim!...
gülümsedi!..
gülümse...
gülüm...
gülü...
gül...
Nuri CAN
.
-
08-01-2007, 04:04 AM #5Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
- Yoktun! Sustum
Yoktun!
sustum
ve susmak kırgınlıksa
sustum işte
bir dağbaşı ıssızlığı gibi
Sustum
kilitlerimi kapadım sustum
yaralarımı sardım sustum
demedim kimselere
bir çığlık kanıyor
en derininde yüreğimin!
Yolcuyum
uzak
çok uzaklardan geldim
yorgunum
ellerim boş, boynum bükük
gözyaşı dolu heybemde
kalbimi alıp getirdim sana
ayrılıklarla delik deşik kalbimi
bir şeyimde yoktu başka getirecek
Dalımda güz türküleri
koynumda ateş
seni aradım kentin dar sokaklarında
yapayalnız
yorgun
ve
yaralı
yoktun
Çocuklara sordum ağladılar
ırmaklara sordum çağladılar
Çiçeklere sordum boyun büktüler
ağaçlara sordum yaprak döktüler
sığındığım kuşlar da uçtu gitti
bir başıma kaldım ortalarda
Senki yetim bir bahçede
bir tomurcuktun hayatın kollarında
çiçeklerin nazlısı, küskünüydün gönlümün
bütün gün seni aradım
yorgun
yaralı
ve
yalnız
acılı bir yel gibi
dolaşıp durdum sokakları
yoktun
Pınarlara sordum akıp gittiler
yıldızlara sordum bir bir söndüler
sigaramı efkâr ettim savurdum gökyüzüne
sonbahar sardı boynumu yaprak yaprak
sonra yavaş yavaş bedenime girdi acı
senden ne bir ses vardı, ne de bir nefes
Gülüşünü, gözlerini, sesini takıp koluma
vedalar bıraktığım durakta şiirler okudum
aklımı yitirdiğimi sanıyordu bakalar,
acıyan gözlerle bakıyordu herkes
Sonra gözlerimi,
ağlamaktan yorgun gözlerimi
ulaşamayacağım uzaklara yolcu ettim
kara trenlere mendil sallayarak.
duygularımı bir vagona kilitleyip
bin ah sürüp dudaklarıma
sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum
...
İstedimki,
kalbinin durduğu yer
kalbimin durduğu yer olsun...
Nuri CAN
-
08-01-2007, 04:07 AM #6Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
- [list:4vzzq4v7]
Susku
Susku
bir çığlık
yürek içre
incinmiş bir sözcük belki
hasret yazılı bir şehirde
sızı
sızı
diken
diken
biriken
dil üzre
susku
bir şarkı belki
sessiz bir tını
kopuk bir keman telinde
inim
inim
inleyen
ilmek
ilmek
imleyen
yalnızlığı
yel üzre
susku
hüzün soluklu bir güz
incelikleri kanayan
göğüne küs yıldız
son intiharını kusarken aşk
gül üzre
bütün imgeleri kırık ve yaralıdır
dudağında gizlendiğimiz
şiir gözlü kız
ah ben
acemi ve şaşkın
çok geç farkettim
bir ömrü yana yana tükettiğini aşkın
ve sekerek geçtiğini
iz
iz
duman
duman
kül üzre
suya küs ateşe barışkın
1992 Ankara
Nuri CAN
-
08-10-2007, 10:34 AM #7Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
- .

.
-
12-29-2008, 04:26 PM #8Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
Re: Sustum! (çok özel şiirler)
- .
[list:3j7jlgcy]
Hadi Susturun Şimdi Susturabilir seniz
Umuda sarılmayı öğren ömrüm
güzlere darılmayı
düştüğünde varolmayı
yoksa boğulup gidersin hayatın kirli sularında
kimse anlamadı yüreğine sızan şiirleri
çizdiğin resimleri ışık sızmayan bir bodrumda
duvarda asılı duran göğsü kırık bir sazdan başka…
biri söylesin şimdi ben deli miyim?
buğulu bir iç çekiş mi şiirlerim havada?
kimsenin dönüp bakmadığı, okumadığı
biri söylesin şimdi bir ben miyim,
yaralı bir geyik gibi acısını emen
bir ben miyim kayıp şehirlerin
kayıp sokaklarında arayan yitiklerini
öyle suskun, öyle kırgın ve yorgun
Ah yüreğim!
zebaniler tutmuş yol boylarını
nasıl geçeceksin bu hüzünle
hayatın kıldan ince nazlı yollarını
tutunarak uçurumlara
ah ömrümün duyulmaz çığlığı
tutup hangi dağın ardına gömsem sesimi
oy kerbela’da susuzluğum, oy sarı sızım!
oy gülde hazan, dilde hüzün
oy bıçaklanmış ağıtları yüreğimin
kanayan yaram, sebeb-i çilem
sustum hep
sustum!
sustukça içim kanadı
acılar kalbime sığmıyor artık
.../
hadi susturun şimdi sustura bilirseniz
göğsümden söküp ateşlere fırlattığım kalbimi
.[/list:u:3j7jlgcy]
-
04-05-2009, 02:10 AM #9Junior Member
- Üyelik tarihi
- Jul 2007
- Mesajlar
- 12
Re: Sustum! (çok özel şiirler)
- Deli
Deliyim ben,
aykırı bir adamım yani,
ait değilim bu kirli çağa
istemediğim bir hayatın yamacında
sırtımda acılar taşıyorum.
yüreğimin içinde yaşıyorum hep
tutunduğum dallar incecik,
kırıldı kırılacak...
Deliyim ben,
yalnız ve yorgun
herkesin acısından pay kaptım.
sarıp ipek bir mendile kendi yaralarımı,
içime attım.
yalnız gülerken insanlar sevdi beni
ağlarken ağlamadı kimse benimle
kazandıklarımın yanında,
yitirdiğim çok şey var hayatımda.
ne bireysel olabildim ne de toplumsal
yaşamı sorgulamadan,
ve hep erteleyerek geçip gitti zaman...
kendimi ihmal edip,
başkaları için yaşadım hep...
şiirler yazdım, resimler çizdim
ağıtlar dizdim
yine de kendimsizdim...
dilimde ertelenmiş sözcükler kaldı
başkalarının çizdiği yolda gidip geldim bir ömür
Deliyim ben
yüreğimde umut,
gözlerimde tanımsız hüzün kırıkları taşıyorum.
düşündüğüm hiç bir şeyi paylaşamadım
düşüncelerim içimde saklı kaldı hep
sıkışıp kaldım bildiklerim ile bilmediklerim arasında
bir kelepçe gibi takıp kollarıma yalnızlığı
sürülerin tuttuğu bir yolda,
gidip geliyorum öylesine bir başıma
aldırmadan gözyaşıma...
Nuri CAN
-
03-20-2010, 11:02 PM #10
Re: Sustum! (çok özel şiirler)
super.
Yollar uzak, mevsim soğuk, hava kar...Yüzyüze gelmeden ölmek de mi var..?



LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı ile cevapla
Yer imleri