Əsas məzmuna keç
8 sonuçtan 1 ile 8 arası

MEVLİD KANDİLİ

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yer
    türkiye/trabzon
    Mesajlar
    1.318

    MEVLİD KANDİLİ





    EİTHER YOU APOLOGİSE OR I WİLL NEVER SPEAK TO YOU AGAİN....!!!!!!


  2. #2
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Oct 2009
    Mesajlar
    1.955

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    mubarek mubarek

  3. #3
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Yer
    I Am From Azerbaijan
    Mesajlar
    2.818

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    Mübarək olsun!
    [

  4. #4
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yer
    türkiye/trabzon
    Mesajlar
    1.318

    Re: MEVLİD KANDİLİ



    "Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
    (Enbiyâ, 107)

    İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.

    O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

    O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:



    "Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler."
    (Âl-i İmrân, 164)

    Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.

    Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

    Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

    O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

    O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

    Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:



    "Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."
    (Sebe, 28)

    İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı. (Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:


    "Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

    Bu geceyi nasıl ihya edelim?

    Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazı kılalım, bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım.

    O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

    Unutmayalım...

    Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...



    "De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..."
    (Âl-i İmrân, 31)
    EİTHER YOU APOLOGİSE OR I WİLL NEVER SPEAK TO YOU AGAİN....!!!!!!


  5. #5
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yer
    türkiye/trabzon
    Mesajlar
    1.318

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    MEVLİT KANDİLİ NEDİR, BU GECE NASIL DUA EDİLİR?



    Mevlid gecesi Sual: Mevlid ne demektir

    CEVAP Mevlid, doğum zamanı demektir. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.

    Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır.

    Hafız Muhammed ibni Cezeri Şafii diyor ki: (Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor) dedi.

    Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teâlâ onu Cennetine sokar.) [M. Nasihat]

    Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı.

    Hz. Ebu Bekir de, halife iken, eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı.

    Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutulması iyi olur, sevap olur.

    İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hz. Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur. Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir.

    Hatta, Mevlid gecesinin Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildiren âlimler de vardır. El-mukni, el-miyar ve Tenvir-ül-kulub kitaplarında Mevlid gecesinin Kadir gecesinden kıymetli olduğu bildiriliyor.

    (Ed-dürer-ül-mesun) (Allahü teâlâ bir kimseye söz ve yazı sanatı ihsan ederse, Resulullahı övsün, düşmanlarını kötülesin) hadis-i şerifine uyularak, asırlardır mevlid kitapları yazılmış ve okunmuştur.

    Resulullah efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Bu kasidenin asr-ı saadetten sonra yazılması, bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resulullahı övmek ibadettir.

    Her zaman Onu övücü kasideler, yazılar yazılabilir. Onları da okumak bid’at değil, sevap olur. Mevlid-i şerif okumak, Resulullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir.

    Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.) [Buhari] (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.) [Deylemi] (Resulullahı seven de onu çok anar.) (Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.) [Deylemi] (Bu ibadeti, şiir olarak söylemek daha tesirli olur. Resulullah efendimizin şairleri, camide, Resulullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı.) Bunlardan Hassan bin Sabit hazretlerinin şiirlerini çok beğenirdi.

    Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit hazretleri minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullahı överdi.

    Resulullah efendimiz de buyurdu ki: (Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir.) [M. Nasihat] Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi de şöyle: (Allahü teâlâ, Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassanı, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam] ile takviye etmektedir.) [Buhari] Peygamber efendimiz, şairin söylediği şiiri beğenip (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir.

    (Hakim) Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle: (Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari] (Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud] (Bazı şiirler elbette apaçık bir hikmettir.) [Buhari]

    Vehhabiler, mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve Ondan şefaat isteyen müslümanlara müşrik, yani puta tapan kâfir damgasını basıyorlar.

    Ülkemizde bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid'at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir.

    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe, 28] (Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin) [Kalem 3-4] (Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]

    Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni'met-ül kübrâ, Hadika, M.Nasihat)

    Doğum gününe önem vermeyi hıristiyanlar, müslümanlardan öğrenip almışlardır.

    Mevlid okumanın kıymetli bir ibadet olduğunu bildirmek için İslam âlimleri çeşitli dillerde kitaplar yazmışlardır.

    Bunlardan on tanesi, Keşf-üz-zünunda bildirilmektedir. İbni Hacer-i Hiytemi hazretlerinin En-Nimet-ül-kübra isimli mevlid kitabı ile imam-ı Süyuti hazretlerinin Erreddü ala men enkere kıraetel mevlid-in-Nebi kitabı meşhurdur.

    Resulullah efendimizi çok övmek, mahlukların en üstünde olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir. Buna karşı koymak, koyu bir cahillik, pek çirkin bir inattır.

    Resulullahı övmek, anmak lazım geldiğine delil olarak, Ahzab suresinin (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin) mealindeki 56.âyet-i kerimesi yetmez mi? İslam âlimleri buyuruyor ki: Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumak, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır.

    Salihlere elbise ve benzeri hediye vermek, bu geceye hürmet etmek olur. Bunları Allah rızası için yapmak çok sevap olur. (İbni Battal maliki) Mevlid cemiyetinde, salihleri toplayıp, salevat okumak, fakirleri doyurmak, her zaman sevaptır. Fakat, bunlara çalgı gibi haram karıştırmak büyük günah olur. (Allame Zahirüddin bin Cafer) Mevlid cemiyetinde, sadaka, hediye vermek, neşe ve sevinç göstermek, haram karıştırmadan mevlid kasidesi okutmak çok sevap olur. (Allame Nasirüddin)
    EİTHER YOU APOLOGİSE OR I WİLL NEVER SPEAK TO YOU AGAİN....!!!!!!


  6. #6
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yer
    türkiye/trabzon
    Mesajlar
    1.318

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    BU MÜBAREK GECEDE OKUNABİLECEK BİR DUA

    EÛZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM

    Ya ilahel alemin
    İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
    Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
    baharın da kıştan farkı yoktu.
    İyilikler, kötülüklerle iç içe;
    akıl nefse yenik,
    ruh da bedenin esiri idi.
    O güzeller güzeli
    Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
    düşünceye kapılar açıp
    insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
    Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
    Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
    sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

    Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
    Mahlûkatın adedince,
    Zatının rızası,
    Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
    Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi'de el açıp yakarıyoruz

    Ey her şeye hayat bahşeden Allah’ım
    bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
    mübarek günleri vardır.
    bir gün daha vardır ki,
    o da Allah Rasûlü’nün dünyayı teşrif buyurarak
    tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği kutlu zamandır.
    Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
    Rahmet-i Rahman’ın galeyana geldiğine inandığımız
    bu kutlu zaman diliminde,
    Mevlid Kandili’nin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
    ümmet-i Muhammed’in hal-i pürmelali açısından
    bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberi’nin ruhaniyetine sığınarak,
    sen den yeniden bir kere daha diriliş istiyoruz ya rabbi

    Ey her şeye gücü yeten Allah’ım
    Efendimizi düşünmekle
    hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
    ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
    Duyarız imanın yenilmez gücünü,
    Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
    Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
    Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
    N’olur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
    Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

    Ya Rabbel alemin
    Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
    imanları iz’ân ufkuna erişiyor,
    muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
    efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
    her an daha da şahlanıyor
    ve o kutlunun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
    Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
    ve gül devri yaşat ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi Allah’ım
    Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
    Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
    Keşke ne seviyede olursa olsun
    efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
    ondan gelen ışıklardan
    ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan
    hiç mahrum kalmasaydık..
    ve onu o inandırıcı çehresiyle
    içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
    sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen
    hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

    ya ilahel alemin
    O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
    tahtını sinelerimize kur
    gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
    bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
    ve bize yeniden diriliş yollarını göster ya rabbi

    İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allah’ım
    her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri o kutlunun ışığıyla dağıtıver
    herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
    her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
    sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
    ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
    ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

    Ey merhameti bol olan Allah’ım!
    şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun
    ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
    Biliyoruz ki o rahmet nebisi
    incinse de küsmedi
    Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
    Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya “âmin” de demedi.
    Sinesini, Ebû Cehil'leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
    ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
    Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
    ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

    Ey ihsanları sonsuz olan Allah’ım
    düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
    N’olur bizi bir kere daha sevindir.
    Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla
    adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
    Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
    Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
    yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
    Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
    N’olur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
    ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
    ve viladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

    Ey yapılan dualara cevap veren Allâh’ım
    Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
    Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
    Darda kalanlara icabet edersin,
    Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
    Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
    Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
    Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

    Allâh’ım
    acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden,
    Korkaklıktan, kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
    Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

    Ey Yüceler Yücesi!
    bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
    bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
    ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!
    Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!
    Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver
    ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri
    senin rızan yolunda kullanmayı
    bizlere nasip eyle ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur vesilesi yapmayalım ve hep kendimizi sıfır görelim ya Rabbi!

    Allahım
    Cümlemize vicdan genişliği lutfet
    Kalplerimize inşirah bahşet
    Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
    Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi olan Allahım
    Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
    Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
    Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
    Kalplerimizi birbirene ısındır ve
    Bizleri birbirimize sevdir
    Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
    Bizlerle beraber ihlas-ı etemme muvaffak kıl ya Rabbi!

    Allâh'ım!
    Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Sen'den istediği
    her türlü hayrı Sen'den istiyor,
    yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
    her türlü şerden de
    sana sığınıyoruz.

    Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!
    Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
    Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
    Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
    Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
    Içinde neş’et ettiğimiz beldedeki insanların,
    Milletimiz fertlerinin,
    Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
    Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
    Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
    Hayır dualarında unutmayıp
    Her zaman bizi de yâd edenlerin..
    Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
    Kıymetli nasihatleriyle
    Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin...
    Ve bütün ümmet-i Muhammed’in
    Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

    Allahım!
    Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
    Bir kere daha tekrarlıyor,
    Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
    Bir kez daha salavâtlarla anıyor
    Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
    Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur ya Rabbi!

    amin ve selamün alel murselin
    vel hamdü lillahi Rabbi’l-alemin…
    EİTHER YOU APOLOGİSE OR I WİLL NEVER SPEAK TO YOU AGAİN....!!!!!!


  7. #7
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Yer
    Türkiye
    Mesajlar
    2.269

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    Her kesin kandili mübarek olsun
    HaKKım heLaL,Sewqim haRam oLsun

  8. #8
    Azeri.net Sevdalısı
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    3.585

    Re: MEVLİD KANDİLİ

    Mövlud gecesi munahsibeti ile her birinizi tebrik edirem
    [

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.