Əsas məzmuna keç
1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Cahit Sıtkı Tarancı'dan...

  1. #1
    Gfb
    Gfb çevrimdışı
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Yer
    Türkiye
    Mesajlar
    23

    Cahit Sıtkı Tarancı'dan...

    HATIRALAR

    Bilmem ki hâtıralar,
    Ne istersiniz benden,
    Gelir gelmez sonbahar?

    Bu kanad çırpış neden?
    Cama vuracak ne var
    Ey eski hâtıralar

    Sanmayın güller açar,
    Bülbül değildir öten;
    Bu rüzgâr başka rüzgâr.

    Ne istersiniz benden,
    Bilmem ki hâtıralar,
    Gelir gelmez sonbahar?


    ---------------------------------------------


    ANNE NE YAPTIN?
    Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
    Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
    Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı
    Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim.

    Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?
    Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
    Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün.
    Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?

    Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?
    Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?
    El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat
    Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?

    Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim
    Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı
    Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?
    Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?



    -------------------------------------------------
    AŞK!

    Açınca baharın dişi gülleri
    Bir başka rüzgar eser bahçelerde
    Dinle çılgınca öten bülbülleri
    Sorma niçin düştüğünü bu derde

    De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
    Perişan, berbat eden gönülleri
    Aşk söyletir en yanık türküleri
    Ay buluta girdiği gecelerde


    -------------------------------------------------


    BİR GÜZEL

    Bir güzel bilirim, bir daha bilmem
    Onda gör cilve nedir, eda nedir
    Öyle satar kendini dirhem dirhem
    Ondan bu gönül deli divanedir

    Nerden çattım böylesi bir güzele
    Netsem, neylesem o kız geçmez ele
    Kaptırdım kendimi bir kere sele
    Bana sor dalga nedir, kaya nedir

    Gündüz işimde beni şaşkın eder
    Gece düşümde beni çılgın eder
    Ayrılığı başımdan aşkın eder
    Bir sevda ki yanmaktan başka nedir?

    --------------------------------------------------

    DENİZ..

    Bu akşam vakti deniz,
    O bütün hasretimiz,
    Sanki gelmiş de dile,
    Nedametin sesiyle,
    Çarparak kayalara,
    Yetmez mi, diyor deniz,
    Karada çektiğiniz?




    --------------------------------------------------



    BİR MEMLEKET İSTERİM
    Memleket isterim
    Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
    Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

    Memleket isterim
    Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
    Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

    Memleket isterim
    Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
    Kış günü herkesin evi barkı olsun.

    Memleket isterim
    Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
    Olursa bir şikayet ölümden olsun.


    --------------------------------------------------

    GÜNEŞE AİT ÇOCUK



    Güneşin arkasında görünen çocuk,
    eliyle güneşi gösterir durur.
    camlar arkasında düşünen çocuk,
    hırsından camlara yumruk savurur.

    Camlar arkasında bekleyen çocuk,
    üç mevsim güneşin seyrine dalar;
    ve kışın güneşi özleyen çocuk,
    diliyle buğulu camları yalar.

    Güneşe kavuşabilmek için çocuk,
    gündüzün boş yere çırpınır durur.
    Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,
    koynunda güneşle beraber uyur.




    ---------------------------------------------


    35 Yaş şiiri



    Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    Dante gibi ortasındayız ömrün.
    Delikanlı çağımızdaki cevher,
    Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    Gözünün yaşına bakmadan gider.

    Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan.

    Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    Hatırası bile yabancı gelir.
    Hayata beraber başladığımız,
    Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

    Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç farkettim taşın sert olduğunu.
    Su insanı boğar, ateş yakarmış!
    Her doğan günün bir dert olduğunu,
    İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

    Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    Her yıl biraz daha benimsediğim.
    Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
    Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

    Neylersin ölüm herkesin başında.
    Uyudun uyanamadın olacak.
    Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak,
    Taht misali o musalla taşında.

    [

    [

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.