3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Duaların qebul olması üçün ne etmek lazımdır?

  1. #1
    Azeri.net Sevdalısı Baku - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    41.584

    Duaların qebul olması üçün ne etmek lazımdır?



    Dua bir ubudiyettir (qul olduğunu bilib Allah`a itaet etmek). Bizim dualardakı ana prinsipimiz ibadet qesdi ve meqsedi hakim olmalıdır. Yoxsa duanı sırf qebul edilmesi gereken ve ehtiyac erizesi olaraq görmek yalnışdır.

    Bezen bir şey üçün dua ediler. Lakin istediyimiz bu şey, zahiren qebul edilmez. Buna baxmayaraq biz duanı terk etmemeliyik. eger istediyimiz şey elde edilse ve Cenâb-ı Haqq duamızı qebul etse nur üstüne nur. Amma zahiren qebul edilmese bele biz "duam qebul olmadı" demeyeceyik. eksine "Allah bu duamı âxiretim üçün ve ya dünyada daha yaxşı bir şekilde qebul etdi" deyiler.

    Heqiqeten bu dua boşa getmedi, ibadet olması sebebinden âxiretde mükafatını göreceyem deye duasını terk etmek deyil, eksine daha çox dua etmeye sey ve şövq daşımalıyıq.

    Cenâb-ı Haqq Qur`an-i Kerimde "mene dua edin size cavab verim" ( mömin, 60) buyurmaqdadır. Bezileri bu ayet-i kerimeni öne sürerek bele demekdedirler: madam Allah "mene dua edin mende qebul edim" demişdir. Ne üçün çox dua etdiyimiz hâlda bezileri qebul edilmir. Bu barede alimlerimiz ittifaqla bu ayede Allah "cavab vererem" demekdedir, " Qebul ederem" dememekdedir. Nece ki, sen bir hekime getsen ve desen " ey hekim mene bu dermanı ver" elbette hekim sene cavab verer ve " buyurun" deyer. Lakin istediyin şey ya hikmetsiz, ya faydasız ve ya sene zererli bir derman ise, onu deyil de daha gözelini sene verer.

    Eynile O’nun kimi, mütleq hikmet sahibi Cenâb-ı Haqq " bize ve dualarımıza cavab verer. Amma qebul etmek,hikmetine tabe olduğundan bezen istenilen şeyin eynisi bezen de daha gözelini bezen de zererli olduğunu bildiyi üçün heç vermez.

    Bu qısa açıqlamadan sonra duaların qebul şertlerine keçek. evvela dua qebul çerçivesi daxilinde olacaq. Sonra semimi ve günahsız bir ağızla olacaq. Mümkünse destemazlı ve hâlal loxma alınmaq suretiyle bereketlenecek. Mübarek yerlerde xüsusile cami ve mescidlerde, mübarek zamanlarda xüsusile ramazan ayı ve qedr gecesi, berat gecesi kimi mübarek gecelerde, namazlardan sonra xüsusile seher namazından sonra dua edilmesi qebula yaxın olması hikmet-i ilahiyye ve Rahîmet-i ilahiyyece istenilendir.Bu şertlerden uzaqlaşıldığı teqdirde de duanın tesiri azalacaq.
    Dua bir ibadetdirmi?

    Âlemlerin Rabbi, semâ âlemini de erz âlemini de insana göre ve insan üçün terbiye etmişdi. İns ve cinne haqq yolu, doğru yolu, özüne çatan yolu göstermek üzre endirdiyi Qur`an-i Kerimi de "alemlerin Rabbi olan Allah`a hemd" ile başlayırdı. Fatihe Suresinde Cenâb-ı Haqq, Rahman ve Rahîm olduğunu qullarına xeber verir ve din gününün yegane mâliki olduğunu bildirdikden sonra, sanki sözü insana buraxır, o da "biz yalnız sene ibadet eder ve senden kömek dileyerik" demekle alemlerin terbiyesindeki gerçek meqsedin ibadet olduğunu, yalvarma, medet dileme olduğunu belece elan etmiş olurdu. Ve surenin bundan sonrakı qisimi duaya ayrılırdı...

    Melumdur ki , insanın dünya heyatı iki esas üzre davam edir: Menfeeti celp, zererleri def. Menevî heyat da eledi; onun da fayda ve zerer bölgeleri var.Onun da dostları ve düşmenleri mövcud. O da sehhet tapa bilir ve yara ala bilir. O da beslenir, böyüyür; xestelenir ve ölür...

    İşde bu iki esası yeni menfeet celbi ve zerer def`i meselesini surenin son qisiminde ecazkar bir şekilde görürük.

    Bizi sırat-ı müstakime (doğru yol), yeni "peyğemberlerin, sıddıkların, şüheda ve Salehlerin yoluna" hidayet et, demekle ruhumuzun en böyük ehtiyacını dua ile dile getirmiş oluruq. Ve sanki bu xoşbext günün parıltıları üfüqde görünmüşde ,itme tehlükesi meydana çıxmış kimi, yeniden Rabbimize sığınırıq: "Bu istiqamet erlerinden ayrılaraq qezebine uğrayanların yoluna deyil..."

    İnsanın yaradılışında ibadet vardır, sığınma vardır, dua vardır... Ve insan bu böyük şerefe asanca çata bilmesi üçün son derece kasıb ve zeyif yaradılmışdır.

    "Esl mahiyyetin qüsur, naks, fakr, âcizlikden yoğurulmuşdur ki; zülmet, qaranlığın derecesi nisbetinde nurun parlaqlığını gösterdiyi kimi, zıddiyyet etibarile sen, onlarla Fâtır-ı Zülcelâlin kamâl, camâl, qüdret ve rehmetine âyinedarlıq edirsen." Risale-i Nur/Sözler
    İnsan zeyifdir. Nurların Müellifi Bediüzzaman hezretlerinin şirin beyanıyla, göz ile görülmeyen ve çox vaxt böyüdüldükden sonra ancaq görüle bilen bir mikrob, onu yere serer öldürer.

    İnsan âcizdir. Heç bir ehtiyacını öz başına göre bilecek gücde deyil. Terevez üçün torpağa, meyve üçün ağaca möhtac. Ve ikisini de etmekden âciz. Güneşin doğulmasına da möhtac, batmasına da. İkisi de onun qüdreti xaricinde. Qanının temizlenmesine de möhtac, hüceyrelerinin deyişmesine de. Bunlar da onun gücü ve qüvvetiyle icra edilmirler.

    Ve insan sonsuz feqir. Heç bir şey onun öz mülkü ve malı deyil. Gözünden qulağına, dişinden dırnağına qeder her şeyi emanet. İşde insan mahiyyetinin, zeiflik, Âcizlik ve feqirlikden yoğurulmasındakı hikmet, İlâhî isimlere en parlaq bir âyine ola bilmesidır.

    Göz güneşe möhtac ve onu getirmekden de âciz. İşde bu kiçik yağ parçasının hâl diliyle etdiyi duanı Allah qebul edir ve onun imdadına neheng güneşi gönderir. Biz de cennete möhtacıq, ebediyyete möhtacıq, razılığa möhtacıq.. Ve bunlar bizim cüz`i iqtidarımızla ve sönük ibadetlerimizle qazanılacaq kimi deyil...

    Namaz, oruc ve sair ibadetlerin her biri birer dua... Gözü güneşe qovuşduran Allah, bizi de cennete qovuşdurmağa qadir. Yeter ki, duamız qebul olsun...

    Heç bir şeye gücü çatmayan ve her şeye möhtac olan insan, nece dua qapısını döyürse, eyni şekilde, def etmesinden âciz qaldığı heddsiz düşmenlerine qarşı da yardım istemeye baş vurur, Rabbine sığınır, O’ndan medet dileyir.

    Rabb-ül-alemine hemd ile başlayan Qur’an sureleri, "Rabbülfelâk(sübhün Rabbi)" ve "Rabbünnâs(insanların Rabbi)" olan Allaha sığınmaqla sona çatar... Uçan bir ağcaqanadı tutmaq isteseniz, sizin şerinizden qaçar ve otağın gizli bir küncüne sığınar. Amma, o ağcaqanada içinde uçuşduğu hava ünsürü düşmen olsa artıq hara qaçacaq? Edeceyi tek şey qalmışdır: O ünsürün Xâliqine sığınmaq.

    Bizim de bütün mexluqatın şerinden, şeytana qana bilen nefsimizin ve diger insanların şerinden Rabbülfelâk ve Rabbünnas olan Allaha sığınmamız lazımdır bunun kimi...

    Risale-i Nur Külliyatından Mektûbat’da şirin ve tefsilatlı bir dua behsi vardır. Oradan bir heqiqet dersi: “Hem dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyedir(axiret sermayesi). Dünyevî meqsedler ise o nev’i dua ve ibadetin vaxtlarıdır.”

    İmam-ı Rabbani’nin Mektubatında da, "İbadet, tezellül ve inkisardan ibaretdir" buyurular. Bunun kimi insanın öz âcizliyini, zilletini en kâmil menada hiss etdiyi ve üreyi buruk olaraq Rabbine müteveccih (yönelmiş) olduğu gözel anlarından biri de dua vaxtıdır.

    İnsan dua ederken, A’raf Sûresinde keçen "Rabbinize yalvara yalvara, için-için dua edin." emrine tabe olar. O’na sığınar, O’ndan isteyer, O’nun meğfiretini teleb eder. İşde bu hâl bir ibadetdir ve meyvesini âxiretde verecekdir. Bir de istenilen şeylerin dünyada yerine yetirilmesi meselesi var. İbadet onlar üçün edilmez, onlar ancaq ibadete bir vesiledır. Ve o ehtiyac anları bir dua vaxtı. İnsan o vaxtlarda mezlumluğunu, âcizliyini daha yaxşı anlayar ve bunları yerine yetirmeye ancaq Rabb-ül- âleminin qâdir olduğunun idrakı içinde ellerini O’nun dergahına açar, O’na yalvarar.

    İstemenin en ireli, en ülvî derecesi, O’ndan yene O’nu istemek... Razılığını dilemek. Yaxınlığına talib olmaq. O’na imanda, O’nu sevmede ve O’ndan qorxmada kamâla ermeyi istemek. "Qelbler ancaq O’nun zikriyle mutmain olar" menasındakı ayenin verdiyi derin mesaja qulaq asaraq, O’ndan O’nu anmağı dilemek. Bize bizden daha yaxın olduğunun şüuru içinde, O’nun yaxınlığını üreyimizde duymağı ve belece O'nunla olmağı istemek.

    Nefs, duada bele araya girer. Ve O`nun hüzurunda O`na yalvaran qulu, bir baxıma O`ndan qeflete salar. Ve O`nu istemek yerine, dünya nemetleriyle oyalanmağı qelbe telqin eder.

    *Fâtır-ı Zülcelâl- Sonsuz böyüklük sahibi ve benzeri olmayan şeyleri yaradan Allah tezellül ve inkisardan- mutmain -içi rahat, könül rahatlığı, şübhesi qalmamış, emin,doymuş,qane edilmiş.

  2. #2
    Senior Member Tutu20 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Yer
    Azerbaycan.Quba
    Mesajlar
    1.019
    Movzuya gore tesekkurler.Allah butun dualarmizi qebul etsin.Amin

  3. #3
    Junior Member
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    17
    Selam Selam
    Euzu billah bi ismi Allah

    : Kullarım sana, beni sorduğunda ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm . Onlar ki benim davetime icabet etmis ve bana inanmis olsunlar ,umulur kim irsad/akli basinda olarak.
    Bakara 185

    Allah dua icin sadece Allah a icabet edip iman etmek sarti koymusken,siz nasil da bunca sart dizersiniz.Hangi hak ile.
    Duan olmuyorsa Allah daha guzelini hazirlamistir,neden israr edeceksin.
    Iste Allah a icabet etmek,direkt cevaplari Allah in kitabinda aramaktir,alim zannetigin ,dinden karin doyuran islam papazlarinda degil.
    #okay
    Yaradan Rabbinin adiyla oku.

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-13-2013, 12:50 PM
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-25-2013, 10:40 AM
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-02-2013, 05:40 PM
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 10-12-2011, 12:25 PM
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-04-2011, 04:39 PM

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1 ©2011, Crawlability, Inc.